Kelimeler arşivi içinde; başında "fus" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. fus ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fus ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fus olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FUSOBACTERİUM
FUSİFORMİS
FUSARİUM
FUSALİS
FUSKİN, FUSKUL, FUSKUS, FUSTAN
FUSKA, FUSSA, FUSUS
FUSA
FUS
FUS
Ekşi. Kedilerin ürolojik sendromu.
FUSA
Tasa, üzüntü, sıkıntı.
FUSKA
Diken çileği, böğürtlen. Yanma sonucu ciltte olan kabarıklık. Diken çileği.
FUSKİN
Retina epitelinde bulunan kahverengi renk maddesi.
FUSALİS
İğneyle ilgili olan.
FUSKUS
Kahverengi.
FUSUS
İğ.
FUSKUL
Sebze ya da meyvelerin ince kabuğu.
FUSOBACTERİUM
İrinli veya kangrenöz enfeksiyonlara neden olan, kimi türleri insan ve hayvanlar için patojen nitelik gösteren, spor oluşturmayan, ağız ve kalın bağırsağın normal florasında bulunan, anaerob, pleomorfik, gram-negatif bir cinsi bakteri.
FUSARİUM
Gıdalarda pembe, mor veya sarı renkli pamuksu koloniler oluşturarak bozulmalara neden olan küf cinsi.
FUSSA
Etçiller (Carnivora) takımının, misk kedisigiller (Viverridae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, esmer kahverengi, Madagaskar'da yaşayan bir tür. (Cryptoprocta ferox) Etçiller (Carnivora) takımının misk-kedisigiller (Viverridae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 80, kuyruğu 80 cm. Esmer kahverengidir. Yenir. Madagaskarda yaşar.
FUSTAN
Fistan, entari.
FUSİFORMİS
İğ biçimli.
Bu bölümde tanımı içerisinde FUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İÇGÖÇ
Bir ülkenin ulusal sınırları içinde kalan ve özellikle kırsal yörelerden kentsel alanlara yönelen nüfus akımı. Bir ülke içinde bölge, kent, kasaba ve köy gibi yerlerin birinden ötekine yerleşmek amacıyla yapılan devinim. bk. kentleşme. Bir ülke sınırları içinde bireylerin ya da toplumsal kümelerin bir yerden başka yere gidip yerleşmeleri.
DEMOGRAFİ
Nüfus bilimi.
DATA
Veri. Aslında kendileri ekonomik olmayan ancak ekonomi dünyasını dışarıdan kuşatan veya çerçeveleyen, nüfus, teknik bilgi, hukuk düzeni ve yönetim biçimi ögelerinden her biri.
ARDIŞIM
Bir yerleşim yerindeki nüfusun, düşün, uygulayım ve yaşam biçimleriyle ilgili niteliklerinin yerini, yenilerinin alması.
POPÜLASYON
Varlık. Nüfus.
REMBETİKO
Nüfus mübadelesi sonucu, Anadolu'dan Yunanistan'a göç eden Rumların orada oluşturdukları müzik türü.
ÇAMURYILANIGİLLER
(İlysiidae), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının yılanlar (Ophidia) alt-takımının boalar (Boaeformia) bölümüne giren bir familyası. Başları ve kuyrukları çok kısadır. Pulları düzdür. Güney Amerikada yaşayan zehirsiz yılanları içine alır. Çamur yılanı (İlysia scytale) kızıl yılan (Cylindrophis rufus) en iyi bilinen türleridir.
NÜFUSÇU
Nüfus memuru.
AZINLIKLAR
Bir ülke nüfusunun çoğunluğu içinde sayı bakımından az; soy, dil ya da din bakımlarından ayrımlı; ancak, yasalar önünde aynı yurttaşlık hakları olan topluluklar.
BÜYÜKŞEHİR
Merkezî idarenin vali yönetimindeki şehirlerinden nüfus ve ticaret bakımından belli bir büyüklükte olanı, megakent, megapol.
HARİTA
Coğrafya, tarih, dil, nüfus vb. konularla ilgili yeryüzünün veya bir parçasının, belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen taslağı.
ŞEHİRLEŞME
Şehirleşmek işi. Özellikle sanayinin gelişmesi sonucu nüfusun şehirlerde toplanması ve şehir alanlarının genişlemesi süreci.
KÖYLEŞME
Köyleşmek işi. Köyden şehre nüfus göçü dolayısıyla kırsal alanlara özgü davranış ve tutumların şehirlerde görülmesi.
DEMOGRAFİK
Nüfus bilimsel.
JEOPOLİTİK
Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin bir devletin politikası üzerindeki etkisi. Bir devlette bir bölgede uygulanan politikayla o yerin coğrafyası arasındaki ilişki. Bir devletin saldırgan nitelikteki genişlemesini, ekonomik ve siyasi coğrafya açısından haklı kılmaya yönelik siyasi öğreti.
KÜTÜK
Kalın ağaç gövdesi. Kesilmiş ağaç gövdesi. Kütük demir. Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Asma fidanı. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.
GOÇAN
Nüfus cüzdanı. Hayvanların sayım zamanında sayısını belli eden bir belge. Kimlik kâğıdı.
DEFTER
Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları. Vergi, gelir ve nüfus bilgilerinin kayıtlarının tutulduğu resmî belge.
ŞEHİR
Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genel olarak tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.
DEMOGRAF
Nüfus bilimci.