Kelimeler arşivi içinde; sonunda "flama" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu flama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında flama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde flama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FOTOĞRAFLAMA
ÇARŞAFLAMA
KILIFLAMA, PARAFLAMA, SINIFLAMA, ZAYIFLAMA
ALAFLAMA, ZARFLAMA
PUFLAMA, CAFLAMA, LAFLAMA
OFLAMA, UFLAMA
FLAMA
FLAMA
İşaret olarak veya çeşitli amaçlarla kullanılan küçük bayrak. Alev. İki veya üç köşeli, küçük boyutlu bayrak. Mühendislerin, haritacıların kullandığı renkli belirtme sırığı.
ZAYIFLAMA
Zayıflamak işi.
ALAFLAMA
Yüzde çıban şeklinde çıkan bir hastalık.
PARAFLAMA
Paraflamak işi.
KILIFLAMA
Kılıflamak işi.
ZARFLAMA
Zarflamak işi.
OFLAMA
Oflamak işi.
PUFLAMA
Puflamak işi.
ÇARŞAFLAMA
Çarşaflamak işi.
UFLAMA
Uflamak işi.
LAFLAMA
Laflamak işi.
CAFLAMA
Kızgın yağ, pilâva, çorbaya döküldüğünde ses çıkarma.
FOTOĞRAFLAMA
Fotoğraflamak işi.
SINIFLAMA
Bölümleme.
Bu bölümde tanımı içerisinde FLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FLAMİNGO
Leyleksilerden, tüyleri beyaz, pembe, kanatlarının ucu kara, eti yenir bir kuş, Flaman kuşu (Phoenicopterus ruber).
ÇARŞAFLANMAK
Çarşaflama işine konu olmak. Çarşaf giymek.
GERİLEME
Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.
İNCELMEK
İnce duruma gelmek. Sıvı, koyu durumdan akışkan duruma gelmek, akışkanlığı artmak. Zayıflamak. Davranışları incelik kazanmak, kibarlaşmak.
CILIZLAŞMAK
Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.
ÇİROZLAŞMAK
Uskumru, yumurtasını atarak zayıflamak. Çok zayıflamak.
BİTMEK
Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.
BÖLÜMLEMEK
Birçok şey arasında, birbirine eşit veya benzer olanları kümelere ayırmak, sınıflamak, tasnif etmek, tasniflemek.
DARALMAK
Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.
KILIFÇI
Kılıflama işini yapan kimse. Kılıf yapan ve satan kimse.
ERİMEK
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.
DÜŞÇÜLÜK
Düşçü olma durumu. Bilincin zayıflamasıyla ortaya çıkan bir ruh bozukluğu durumu.
KAĞŞAMAK
Eskimek, dağılmaya yüz tutmak. İhtiyarlamak. Zayıflamak, gevşemek, güçsüzleşmek. Herhangi bir şey ek yerlerinden ayrılmak, oynamak.
DÜZENLEŞİK
Düzenleri birbirine uygun. Bir sınıflamada aynı düzen ve aynı sırada bulunan.
ÇARŞAFLATMAK
Çarşaflama işini yaptırmak.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
BÖLÜMLEME
Bölümlemek işi, sınıflama, tasnif.
BOZULMAK
Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
KLASMAN
Bölümleme, sınıflama, tasnif. Belli bir sınıf, küme.