FLAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "flama" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. flama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu flama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde flama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FLAMA

İşaret olarak veya çeşitli amaçlarla kullanılan küçük bayrak. Alev. İki veya üç köşeli, küçük boyutlu bayrak. Mühendislerin, haritacıların kullandığı renkli belirtme sırığı.

FLAMANGİLLER

Kuşlar sınıfının leyleksiler takımına bağlı flamanlar alt takımının bir familyası. (Phoenicopteridae),türü iyi bilinir.

FLAMANLAR

Kuşlar sınıfının, leyleksiler takımının bir alt takımı. Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, leyleksiler (Ciconiiformes) takımından, bacakları ve boyunları çok uzun türleri olan bir alt takım. (Phoenicopteri),familyası vardır.

FLAMACI

Flama kullanarak anlaşmayı sağlayan kimse.

FLAMAN

Flandra ülkesi halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

FLAMANCA

Hint-Avrupa dil ailesinden, Hollanda, Fransa ve Belçika'nın bir bölümünde konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.

  -   -   -  

Anlamında FLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOZULMAK

Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.

KILIFÇI

Kılıflama işini yapan kimse. Kılıf yapan ve satan kimse.

FLAMİNGO

Leyleksilerden, tüyleri beyaz, pembe, kanatlarının ucu kara, eti yenir bir kuş, Flaman kuşu (Phoenicopterus ruber).

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

GERİLEME

Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.

BİTMEK

Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.

FOTOĞRAFLAMA

Fotoğraflamak işi.

KAĞŞAMAK

Eskimek, dağılmaya yüz tutmak. İhtiyarlamak. Zayıflamak, gevşemek, güçsüzleşmek. Herhangi bir şey ek yerlerinden ayrılmak, oynamak.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

ÇARŞAFLANMAK

Çarşaflama işine konu olmak. Çarşaf giymek.

CILIZLAŞMAK

Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.

ÇİROZLAŞMAK

Uskumru, yumurtasını atarak zayıflamak. Çok zayıflamak.

İNCELMEK

İnce duruma gelmek. Sıvı, koyu durumdan akışkan duruma gelmek, akışkanlığı artmak. Zayıflamak. Davranışları incelik kazanmak, kibarlaşmak.

DARALMAK

Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.

BÖLÜMLEME

Bölümlemek işi, sınıflama, tasnif.

BÖLÜMLEMEK

Birçok şey arasında, birbirine eşit veya benzer olanları kümelere ayırmak, sınıflamak, tasnif etmek, tasniflemek.

ÇARŞAFLATMAK

Çarşaflama işini yaptırmak.

DÜŞÇÜLÜK

Düşçü olma durumu. Bilincin zayıflamasıyla ortaya çıkan bir ruh bozukluğu durumu.

DÜZENLEŞİK

Düzenleri birbirine uygun. Bir sınıflamada aynı düzen ve aynı sırada bulunan.

ERİMEK

Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.