Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fincan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fincan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fincan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fincan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FİNCAN
FİNCAN
Çay, kahve vb. sıcak şeyler içmekte kullanılan, genel olarak kulplu, porselen veya camdan yapılmış küçük kap. Elektrik tellerinin eklem noktalarına konulan porselenden yapılmış yalıtkan araç.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİNCAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜRÜ
Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.
ZARF
Kap, kılıf, sarma. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese.
KALİKS
Çiçekli bitkilerde çanak yaprakların hepsine birden verilen ad. Mercanlarda, kalsiyum karbonat yapıda olan, kase biçimindeki dış iskelet. Kese, fincan, çanak, kupa. Çok papillalı böbreklerde idrarın toplanıp pelvis renalise geçtiği kese biçimindeki oluşum.
FİNCANLIK
Miktarı herhangi bir fincan kadar olan. Herhangi bir sayıda fincan alabilecek genişlikte olan.
KALİSİVİRÜSLER
Domuz veziküler eksantemi, kedi kalisivirüs enfeksiyonu ve tavşan hemorajik hastalıkları virüsleri gibi fincan biçiminde bir morfolojiye sahip, pozitif anlamlı ve tek iplikli yapıda RNA genomu bulunduran, 30-40 nm büyüklükte ve zarfsız virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Caliciviridae.
HÖCENE
Köy evlerinde ocakların yanında bulunan, çay bardaklarını, kahve fincanlarını koymaya yarayan küçük raflar.
FİLCAN
Fincan. Fulya.
YUMURTALIK
Canlılarda dişi üreme hücrelerini veren organ, mebiz. Buzdolabında yumurta koymaya ayrılmış özel bölüm. Adana iline bağlı ilçelerden biri. Pişmiş yumurtayı içine dik olarak koymaya yarayan, fincana benzer kap.
KULP
Kazan, tencere, fincan, dolap, altın vb.nin tutulacak yeri. Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. Uydurma sebep, bahane.
HÜPLEME
Yudum: Bir fincan kahveyi kaç hüplemede içebilirsin.
İSTİKEN
Çay bardağı, fincan: Bir istiken çay ver.
FILCAN
Fincan.
VAYVAY
Kulpsuz iri fincan. Şubat ayı içindeki don süresi. Ankara kenti, Şereflikoçhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TELVE
Fincanın dibine çöken kahve tortusu.
ÇIĞŞAK
Karışıklık. Küçük taneli dolu, kar serpintisi. Taşlı arazi. Kırık, parça parça. Düğünlerde oynanan fincan oyunu sonunda, kazanan tarafın kaybeden tarafa söylediği deyiş, mâni.
HAPTIRMAK
Baş aşağı kapatmak: Benim fincanı haptırıver.
MAKARON
Fransız kurabiyesi de denir. Ülkemizde divan pastanesi ile özdeşleşmiş bir yiyecektir. Bir fincan çay veya kahve yanında iyi gittiği öne sürülür. Küçük küçük renkli ve yuvarlak yiyecekler olduğu için, özellikle hediye olarak götürülebilecek sevimli yiyecek. Değişik renkleri ve aromaları oluşu, onu acıbadem kurabiyesinden farklı yapmaya yeter.
APOTESYUM
Mantarlardan Discomycetes' de görülen fincan şeklinde olan ve himenyumu dışarıda kalan askokarp.
BAHA
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Tepsi, fincan tepsisi. Şaşma bildirir ünlem. Ar. Güzellik, zariflik. Ar. Parıltı. Far. Kıymet, değer, paha.
TEPSİ
Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap. İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. Bir kabın alabileceği miktarda olan. Bu kap biçiminde olan.