Kelimeler arşivi içinde; başında "ferah" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. ferah ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ferah ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ferah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FERAHLAYIVERMEK
FERAHNAKAŞİRAN, FERAHLAYIVERME, FERAHLANDIRMAK
FERAHLANDIRMA
FERAHLATMAK, FERAHLANMAK
FERAHLAMAK, FERAHLANMA, FERAHLATMA
FERAHNİSA, FERAHLAMA, FERAHFEZA, FERAHNÜMA
FERAHNUR, FERAHLIK, FERAHNAK
FERAHRU, FERAHET
FERAHİ
FERAH
FERAH
Kalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu. Havadar, aydınlık, iç açıcı (yer). Bol, geniş.
FERAHNAKAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde bir makam.
FERAHLATMAK
Ferah duruma getirmek, rahatlatmak.
FERAHLANMAK
Rahatlamak, üzüntü veya sıkıntısı kalmamak, açılmak, genişlemek.
FERAHLANDIRMAK
Ferahlamasını sağlamak.
FERAHLAMAK
Genişlemek, açılmak. Sıkıntısı, tasası dağılmak. İç açıcı duruma gelmek. Serinlemek.
FERAHFEZA
Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri.
FERAHNUR
Aydınlık veren, nur veren.
FERAHNÜMA
Klasik Türk müziğinde bir makam.
FERAHLAYIVERMEK
Çabucak ferahlamak.
FERAHLAYIVERME
Ferahlayıvermek durumu.
FERAHLATMA
Ferahlatmak işi.
FERAHLANMA
Ferahlanmak işi veya durumu.
FERAHLAMA
Ferahlamak işi veya durumu.
FERAHNİSA
Sevinçli, rahat kadın.
FERAHLANDIRMA
Ferahlandırmak işi veya durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde FERAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOŞALMAK
Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.
TERFİH
Ferahlatma, rahat yaşamasını sağlama, gönendirme.
BOŞALMA
Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.
İKSİR
Hayatı ölümsüzleştirme, madenleri altına çevirme vb. olağanüstü etkileri olduğuna inanılan sıvı. Aşk ilham eden büyülü içki. İç ferahlatıcı ilaç ya da içki.
BOSBOLAMAT
Bol, geniş, ferah.
İNŞİRAH
İç açılması, gönül açılması, ferahlık.
SERİNLEMEK
Hava serin bir duruma gelmek, hafifçe soğumak, serinleşmek. Hafif soğukluk duymak. Biraz avunarak ferahlamak.
BOLTUK
Bol, geniş, ferah.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
GENİŞLEMEK
Geniş duruma gelmek, büyümek. Yaygın duruma gelmek. Bollaşmak. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak.
KÜŞAYİŞ
Açıklık, ferahlık.
MÜFERRİH
İç açıcı, ferahlık verici.
BAYLIK
Mutluluk, refah, huzur, ferahlık: Çok şükür baylığa çıktım. Zenginlik. Erkeklik: Bizim yanımızda senin gibi külhanbeylerin baylığı sökmez, bize Yenicamili derler. Gelişmiş, ergin, olgun: Senin giz baylık olmuş, sat onu gayri. Tunceli ilinde, Çiçekli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
RAHATLATMAK
Rahatlamasını sağlamak, ferahlatmak.
ONMAK
Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak. Hastalıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felah bulmak, iflah olmak. Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak, mesut olmak.
DINŞLIH
Rahatlık, gönül ferahlığı, huzur.
HAFİF
Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
TEFERRÜÇ
Açılma, ferahlama. Gezinti.
FERAHLIK
Ferah olma durumu, genişlik, gönül açıklığı.