FERAH ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ferah" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. ferah ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ferah ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ferah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

FERAHLAYIVERMEK

14 harfli kelimeler

FERAHNAKAŞİRAN, FERAHLAYIVERME, FERAHLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

FERAHLANDIRMA

11 harfli kelimeler

FERAHLATMAK, FERAHLANMAK

10 harfli kelimeler

FERAHLAMAK, FERAHLANMA, FERAHLATMA

9 harfli kelimeler

FERAHNİSA, FERAHLAMA, FERAHFEZA, FERAHNÜMA

8 harfli kelimeler

FERAHNUR, FERAHLIK, FERAHNAK

7 harfli kelimeler

FERAHRU, FERAHET

6 harfli kelimeler

FERAHİ

5 harfli kelimeler

FERAH

Bazı kelimelerin anlamları

FERAH

Kalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu. Havadar, aydınlık, iç açıcı (yer). Bol, geniş.

FERAHLAYIVERME

Ferahlayıvermek durumu.

FERAHLAMAK

Genişlemek, açılmak. Sıkıntısı, tasası dağılmak. İç açıcı duruma gelmek. Serinlemek.

FERAHNİSA

Sevinçli, rahat kadın.

FERAHLATMA

Ferahlatmak işi.

FERAHNUR

Aydınlık veren, nur veren.

FERAHNAKAŞİRAN

Klasik Türk müziğinde bir makam.

FERAHFEZA

Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri.

FERAHLAMA

Ferahlamak işi veya durumu.

FERAHNÜMA

Klasik Türk müziğinde bir makam.

FERAHLANMA

Ferahlanmak işi veya durumu.

FERAHLANDIRMA

Ferahlandırmak işi veya durumu.

FERAHLANMAK

Rahatlamak, üzüntü veya sıkıntısı kalmamak, açılmak, genişlemek.

FERAHLANDIRMAK

Ferahlamasını sağlamak.

FERAHLATMAK

Ferah duruma getirmek, rahatlatmak.

FERAHLAYIVERMEK

Çabucak ferahlamak.

  -   -   -  

Anlamında FERAH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FERAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GENİŞLEMEK

Geniş duruma gelmek, büyümek. Yaygın duruma gelmek. Bollaşmak. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak.

BOSBOLAMAT

Bol, geniş, ferah.

ONMAK

Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak. Hastalıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felah bulmak, iflah olmak. Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak, mesut olmak.

MÜFERRİH

İç açıcı, ferahlık verici.

KÜŞAYİŞ

Açıklık, ferahlık.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

İKSİR

Hayatı ölümsüzleştirme, madenleri altına çevirme vb. olağanüstü etkileri olduğuna inanılan sıvı. Aşk ilham eden büyülü içki. İç ferahlatıcı ilaç ya da içki.

BOŞALMAK

Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.

BOŞALMA

Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.

RAHATLATMAK

Rahatlamasını sağlamak, ferahlatmak.

HAFİF

Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

İNŞİRAH

İç açılması, gönül açılması, ferahlık.

SERİNLEMEK

Hava serin bir duruma gelmek, hafifçe soğumak, serinleşmek. Hafif soğukluk duymak. Biraz avunarak ferahlamak.

TEFERRÜÇ

Açılma, ferahlama. Gezinti.

TERFİH

Ferahlatma, rahat yaşamasını sağlama, gönendirme.

BAYLIK

Mutluluk, refah, huzur, ferahlık: Çok şükür baylığa çıktım. Zenginlik. Erkeklik: Bizim yanımızda senin gibi külhanbeylerin baylığı sökmez, bize Yenicamili derler. Gelişmiş, ergin, olgun: Senin giz baylık olmuş, sat onu gayri. Tunceli ilinde, Çiçekli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DINŞLIH

Rahatlık, gönül ferahlığı, huzur.

FERAHLIK

Ferah olma durumu, genişlik, gönül açıklığı.

BOLTUK

Bol, geniş, ferah.