Sonu FELE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fele" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fele ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında fele olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FELE

Arkaya yatık kısa boynuz.

FELFELE

Ortaklaşa yapılan yemekli içkili toplantı.

  -   -   -  

Anlamında FELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TELEMETRİ

Uzaklık ölçümü. Ölçü değerlerinin veya verilerin haberleşme araçları yardımıyla uzak mesafelere otomatik olarak aktarılması.

ŞANS

Mantıkla açıklanamayan birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç, baht, talih, felek. Bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum. Bir olayın olabilirliği.

EFELEŞME

Efeleşmek işi.

ÇARKIFELEK

Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.

KADİFELEŞME

Kadifeleşmek işi.

EFELENME

Efelenmek işi.

KADİFELEŞTİRMEK

Kadifeleşmesine yol açmak.

KEFELEME

Kefelemek işi.

FELEMENKÇE

Felemenk dili. Bu dille yazılmış olan.

İMAM

Cemaate namaz kıldıran kimse. Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan. Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı. En önde bulunan kimse, önder. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse.

RUH

Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu. Esans. En önemli nokta, öz. Duygu. Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü.

KADİFELEŞTİRME

Kadifeleştirmek işi.

EFELENİŞ

Efelenme işi.

TAVZİF

Vazifelendirme, görevlendirme, iş verme.

BACAKLI

Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.

ÇARKIFELEKGİLLER

Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası.

LABADA

Karabuğdaygillerden, dere kıyılarında, sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen, çok yıllık ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, efelek (Rumex patientia).

GÖREVLENDİRMEK

Birine bir görev vermek, vazifelendirmek, tavzif etmek.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

FELEMENKLİ

Felemenk halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.