Kelimeler arşivi içinde; başında "fed" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. fed ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fed ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fed olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FEDAKARCASINA, FEDERALLEŞMEK
FEDERALLEŞME
FEDAKARLIK, FEDERALİST, FEDERALİZM, FEDERASYON
FEDERATİF, FEDAKARCA
FEDAİLİK
FEDAİCE, FEDAKAR, FEDERAL
FEDİRE, FEDERE
FEDAİ, FEDİK, FEDİL
FEDA
FED
FED
Köpekleri kovma ünlemi.
FEDERALİST
Federalizme bağlı olan kimse. Federalizm yanlısı olan kimse.
FEDAKARLIK
Özveri.
FEDAİCE
Fedai gibi, fedaiye yakışır bir biçimde.
FEDAKARCASINA
Fedakârca.
FEDERALLEŞMEK
Federal duruma gelmek.
FEDERALLEŞME
Federalleşmek durumu.
FEDERALİZM
Birçok devletin özel yasalara ve bağımsızlığa sahip olarak tek bir devlet durumunda birleşmeleri yöntemi.
FEDERAL
Federasyon durumunda birleşmiş olan.
FEDERASYON
Savunma ve dış politika alanında dayanışma amacıyla birden fazla devletin bir birlik devleti içinde birleşmesi. Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği.
FEDERE
Bir federasyona bağlı olan. Bir konfederasyonun üyesi.
FEDAKAR
Özverili. Kendini, kendi çıkarlarını feda etmekten çekinmeyen, özverili.
FEDERATİF
Federalizme bağlı veya uygun olan.
FEDAİLİK
Fedaice davranış, serdengeçtilik.
FEDAKARCA
Özverili. (feda:ka'rca) Özverili olarak, fedakârcasına.
FEDİRE
Tahta bakraç.
Bu bölümde tanımı içerisinde FED geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KONFEDERASYON
Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.
KONFEDERATİF
Konfederasyonla ilgili olan.
MUAF
Bağışlanmış, affedilmiş. Özgür, serbest. Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış.
KURBAN
Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse. Müslümanlarda Kurban Bayramı. Bir kazada veya felakette ölen kimse. İçtenliği belirten bir seslenme sözü. Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse.
GAFFAR
Kullarının günahlarını affeden, bağışlayan (Tanrı).
KANTON
İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri.
ÇUVAŞ
İdil Irmağı kıyısındaki Çuvaşistan Federe Cumhuriyeti'nde oturan, Türk soyundan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.
HAYDALANMAK
Defedilmek, dehlenmek.
DESTURUN
İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz.
KIYMAK
Çok ince ve küçük parçalar biçiminde doğramak. Acımadan vermek, esirgememek, feda etmek. Acımayıp öldürmek. Acımayarak büyük bir kötülük etmek, zulmetmek.
LİSANS
Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.
BURS
Bir öğrencinin öğrenimini sürdürebilmesi veya bir kimsenin bilgi ve görgüsünü artırması için belli bir süre devlet veya özel kuruluşlarca ödenen aylık para. Bu amaçla vakfedilmiş paranın veya malın geliri.
BAĞIŞLANMA
Bağışlanmak işi, affedilme, affolma.
AVAR
Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.
HARCAMAK
Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek.
BAŞKURT
Rusya'daki Başkurdistan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı veya bu halkın soyundan olan kimse.
MEVKUF
Vakfedilmiş. Tutuklu.
BAĞIŞLANMAK
Bağışlama işine konu olmak, affa uğramak, affedilmek, affolunmak.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
KEŞŞAF
Bilinmeyen çok önemli bir şeyi keşfeden. İzci. Keşif kolu.