FED ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fed" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. fed ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fed ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fed olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

FEDAKARCASINA, FEDERALLEŞMEK

12 harfli kelimeler

FEDERALLEŞME

10 harfli kelimeler

FEDAKARLIK, FEDERALİST, FEDERALİZM, FEDERASYON

9 harfli kelimeler

FEDERATİF, FEDAKARCA

8 harfli kelimeler

FEDAİLİK

7 harfli kelimeler

FEDAİCE, FEDAKAR, FEDERAL

6 harfli kelimeler

FEDİRE, FEDERE

5 harfli kelimeler

FEDAİ, FEDİK, FEDİL

4 harfli kelimeler

FEDA

3 harfli kelimeler

FED

Bazı kelimelerin anlamları

FED

Köpekleri kovma ünlemi.

FEDERASYON

Savunma ve dış politika alanında dayanışma amacıyla birden fazla devletin bir birlik devleti içinde birleşmesi. Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği.

FEDAKARCA

Özverili. (feda:ka'rca) Özverili olarak, fedakârcasına.

FEDAKARLIK

Özveri.

FEDERAL

Federasyon durumunda birleşmiş olan.

FEDERALLEŞMEK

Federal duruma gelmek.

FEDERALİZM

Birçok devletin özel yasalara ve bağımsızlığa sahip olarak tek bir devlet durumunda birleşmeleri yöntemi.

FEDAİCE

Fedai gibi, fedaiye yakışır bir biçimde.

FEDERE

Bir federasyona bağlı olan. Bir konfederasyonun üyesi.

FEDAKAR

Özverili. Kendini, kendi çıkarlarını feda etmekten çekinmeyen, özverili.

FEDAKARCASINA

Fedakârca.

FEDİRE

Tahta bakraç.

FEDERALİST

Federalizme bağlı olan kimse. Federalizm yanlısı olan kimse.

FEDERALLEŞME

Federalleşmek durumu.

FEDERATİF

Federalizme bağlı veya uygun olan.

FEDAİLİK

Fedaice davranış, serdengeçtilik.

  -   -   -  

Anlamında FED bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FED geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KANTON

İsviçre Konfederasyonu'nu oluşturan devletlerden her biri.

BURS

Bir öğrencinin öğrenimini sürdürebilmesi veya bir kimsenin bilgi ve görgüsünü artırması için belli bir süre devlet veya özel kuruluşlarca ödenen aylık para. Bu amaçla vakfedilmiş paranın veya malın geliri.

BAĞIŞLANMAK

Bağışlama işine konu olmak, affa uğramak, affedilmek, affolunmak.

BAĞIŞLANMA

Bağışlanmak işi, affedilme, affolma.

KURBAN

Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse. Müslümanlarda Kurban Bayramı. Bir kazada veya felakette ölen kimse. İçtenliği belirten bir seslenme sözü. Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

LİSANS

Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.

BAŞKURT

Rusya'daki Başkurdistan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı veya bu halkın soyundan olan kimse.

DESTURUN

İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz.

MUAF

Bağışlanmış, affedilmiş. Özgür, serbest. Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış.

KIYMAK

Çok ince ve küçük parçalar biçiminde doğramak. Acımadan vermek, esirgememek, feda etmek. Acımayıp öldürmek. Acımayarak büyük bir kötülük etmek, zulmetmek.

HARCAMAK

Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek.

KEŞŞAF

Bilinmeyen çok önemli bir şeyi keşfeden. İzci. Keşif kolu.

GAFFAR

Kullarının günahlarını affeden, bağışlayan (Tanrı).

KONFEDERASYON

Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.

AVAR

Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.

KONFEDERATİF

Konfederasyonla ilgili olan.

MEVKUF

Vakfedilmiş. Tutuklu.

ÇUVAŞ

İdil Irmağı kıyısındaki Çuvaşistan Federe Cumhuriyeti'nde oturan, Türk soyundan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

HAYDALANMAK

Defedilmek, dehlenmek.