Sonu FAKAT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fakat" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fakat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında fakat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fakat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FAKAT

Ancak, ama, lakin.

REFAKAT

Arkadaşlık etme, birlikte bulunma. Eşlik etme.

İFAKAT

Hastalıktan kalkma, iyileşme, kurtulma, onma.

MUVAFAKAT

Uygun görme, onama, kabul etme.

  -   -   -  

Anlamında FAKAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FAKAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YALDIZCILIK

Yaldızcının işi. Gösterişli fakat değersiz iş yapma.

BAZİK

Baz niteliği gösteren. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz).

İZOMER

Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler).

SABUNLU

İçinde sabun eritilmiş. Sabun sürülmüş fakat durulanmamış.

FİŞE

Bazı mobilya kilitlerinin içinde bulunan, birbirinin benzeri fakat farklı ölçüdeki uçları yaylı kilit elemanı.

HATİF

Sesi işitilen fakat kendisi görülmeyen. Gaipten seslenir gibi haber veren melek. Gaipten işitilen ses.

ASTROPİKAL

Tropikal bölgelere yakın fakat daha yüksek bir enlemde olan.

REFAKATÇİLİK

Refakatçi olma durumu.

İNDİS

Bir harf üzerine konulan işaret. Bir kökün derecesini göstermek için kök işaretinin kolları arasına konulan sayı. Bir harf, benzer fakat yine de değişik biçimlerde iki veya daha çok kez kullanılmak istendiğinde harfin üstüne veya altına eklenen ayırıcı işaret.

OOSİT

Büyüme evresini tamamlamış fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet.

KİYANUS

Doğada serbest olarak bulunmayan fakat birçok cismin birleşimine giren, karbon ve azottan oluşan bir gaz.

TEHLİKE

Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum.

TANJANT

Başka bir çizgiye, eğriye veya yüzeye dokunan fakat onu kesmeyen çizgi, eğri veya yüzey. Bir şeye yalnız bir noktada değen.

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

YAKINSAMA

Yakınsamak işi. Aradaki açıklık sonsuz küçülerek fakat kesişmeden bir noktaya, bir sınıra doğru yaklaşma.

DÖNÜŞTÜRÜCÜ

Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.

TÖHMET

Birine yüklenen, işlenildiği sanılan fakat henüz aydınlanmamış olan suç, suçlama.

TOR

Sık gözlü ağ. Çekingen, utangaç. Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim. Olgunlaşmamış, ham. Toy, acemi kimse. İşe alışkın olmayan, yabani.

KONVEYÖR

Yükü havadan veya yerden taşımaya yarayan ve kapalı devre çalışan alet, taşıyıcı. Koruyucu gemi, refakat gemisi.