Kelimeler arşivi içinde; başında "fakat" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. fakat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fakat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fakat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FAKAT
FAKAT
Ancak, ama, lakin.
Bu bölümde tanımı içerisinde FAKAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KONVEYÖR
Yükü havadan veya yerden taşımaya yarayan ve kapalı devre çalışan alet, taşıyıcı. Koruyucu gemi, refakat gemisi.
TÖHMET
Birine yüklenen, işlenildiği sanılan fakat henüz aydınlanmamış olan suç, suçlama.
HATİF
Sesi işitilen fakat kendisi görülmeyen. Gaipten seslenir gibi haber veren melek. Gaipten işitilen ses.
REFAKATÇİLİK
Refakatçi olma durumu.
OOSİT
Büyüme evresini tamamlamış fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet.
TEHLİKE
Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum.
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler).
İNDİS
Bir harf üzerine konulan işaret. Bir kökün derecesini göstermek için kök işaretinin kolları arasına konulan sayı. Bir harf, benzer fakat yine de değişik biçimlerde iki veya daha çok kez kullanılmak istendiğinde harfin üstüne veya altına eklenen ayırıcı işaret.
DÖNÜŞTÜRÜCÜ
Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.
FİŞE
Bazı mobilya kilitlerinin içinde bulunan, birbirinin benzeri fakat farklı ölçüdeki uçları yaylı kilit elemanı.
ASTROPİKAL
Tropikal bölgelere yakın fakat daha yüksek bir enlemde olan.
SABUNLU
İçinde sabun eritilmiş. Sabun sürülmüş fakat durulanmamış.
TANJANT
Başka bir çizgiye, eğriye veya yüzeye dokunan fakat onu kesmeyen çizgi, eğri veya yüzey. Bir şeye yalnız bir noktada değen.
KİYANUS
Doğada serbest olarak bulunmayan fakat birçok cismin birleşimine giren, karbon ve azottan oluşan bir gaz.
YALDIZCILIK
Yaldızcının işi. Gösterişli fakat değersiz iş yapma.
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).
TOR
Sık gözlü ağ. Çekingen, utangaç. Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim. Olgunlaşmamış, ham. Toy, acemi kimse. İşe alışkın olmayan, yabani.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
BAZİK
Baz niteliği gösteren. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz).
YAKINSAMA
Yakınsamak işi. Aradaki açıklık sonsuz küçülerek fakat kesişmeden bir noktaya, bir sınıra doğru yaklaşma.