Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eş" olan, toplam 323 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YEDİKIZKARDEŞ
YUKARIBEĞDEŞ, YUKARIGÜNDEŞ
AŞAĞIBEĞDEŞ, AŞAĞIGÜNDEŞ, BÜYÜKKARDEŞ, GELENKARDEŞ, KÜÇÜKKARDEŞ
ALTIKARDEŞ, YEDİKARDEŞ, DOMBALAKEŞ, HACIMENTEŞ
BEŞKARDEŞ, GAYRETKEŞ, CÜNGÜLDEŞ, ÇONGURDEŞ, GENEGEREŞ, HARLENKEŞ, KARAKELEŞ, KIZILATEŞ, ÖLÇTEKDEŞ, SALLANGEŞ, SÜMBÜLVEŞ, ZINGIRBEŞ
AFYONKEŞ, DÜŞÜNDEŞ, ESRARKEŞ, FİKİRDEŞ, KEMANKEŞ, KEŞMEKEŞ, MÜŞEVVEŞ, SIRMAKEŞ, TEBELLEŞ, TUĞRAKEŞ, ALAGÜNEŞ, ALTIATEŞ, BİRELLEŞ, BOZGÜNEŞ, BÖLÜKDEŞ, BÖRNEKEŞ, ÇINGÜNEŞ, EKSENDEŞ, GELİNDEŞ, GÖNÜLDEŞ, İLKGÜNEŞ, MÖHREKEŞ, SELENDEŞ, TORVAKEŞ, ÜÇKARDEŞ
CEFAKEŞ, ÇİLEKEŞ, AKYAVEŞ, ALTATEŞ, ARKADEŞ, ARKIDEŞ, ARKİDEŞ, AYAKDEŞ, ÇATANEŞ, DENKDEŞ, DENKTEŞ, EGİŞMEŞ, EKİŞBEŞ, EMMİDEŞ, ERGÜNEŞ, EVREYEŞ, FELEFEŞ, GAGALEŞ, GEÇENEŞ, GÖDELEŞ, GURABEŞ, HARFTEŞ, HAŞİKEŞ, HELEMEŞ, HÖLEBEŞ, KARAVEŞ, MEŞEMEŞ, MÜŞEVEŞ, ONGÜNEŞ, ÖZEKDEŞ, Devamını Oku »»
BENZEŞ, ÇERKEŞ, DEMKEŞ, GÜNDEŞ, HOŞBEŞ, KALLEŞ, KARDEŞ, KÖKTEŞ, KÖYDEŞ, PEŞKEŞ, SERKEŞ, SESTEŞ, ŞEŞBEŞ, TÜRDEŞ, YÖNDEŞ, AKEDEŞ, AKİDEŞ, BARDEŞ, BEĞDEŞ, BELLEŞ, BERKEŞ, BEŞBEŞ, BİTLEŞ, BÖKLEŞ, DAMBEŞ, DENDEŞ, EMİDEŞ, FERTEŞ, GALLEŞ, GAMBEŞ, Devamını Oku »»
AHFEŞ, BELEŞ, DÜBEŞ, EVDEŞ, GEBEŞ, GÖDEŞ, GÜNEŞ, GÜREŞ, HABEŞ, İŞTEŞ, ÖZDEŞ, ÜNDEŞ, AKDEŞ, ANTEŞ, APPEŞ, APREŞ, ARGEŞ, ARKEŞ, AYDEŞ, BADEŞ, BUBEŞ, BUĞEŞ, CAMEŞ, CİMEŞ, CÜNEŞ, CÜVEŞ, ÇAVEŞ, ÇIREŞ, ÇİREŞ, ÇOĞEŞ, Devamını Oku »»
ATEŞ, BREŞ, KREŞ, ÜLEŞ, ABEŞ, ADEŞ, AĞEŞ, ALEŞ, ANEŞ, AREŞ, EBEŞ, ECEŞ, EGEŞ, EĞEŞ, EŞEŞ, ETEŞ, EYEŞ, İĞEŞ, İLEŞ, MEEŞ, ÖDEŞ, ÖGEŞ, ÖĞEŞ, ÖLEŞ, ÖNEŞ, UDEŞ, ÜTEŞ
BEŞ, LEŞ, CEŞ, ÇEŞ, DEŞ, GEŞ, HEŞ, KEŞ, MEŞ, NEŞ, PEŞ, ŞEŞ, TEŞ, YEŞ
EŞ
EŞ
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri. Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu, partner. Kuma, ortak. Arkadaş. Döl eşi. Birbirine düşman kimseler: Behey insan sen bunun eşi misin de bu kadar eksik tarafını arıyorsun. İnsan ve hayvanlarda doğum sırasında, bebek ya da yavrudan sonra gelen etsi madde, son, etene. İyi. Eş, benzer. Eğiş. Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocukla eş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar. Etene. Karı ve kocadan her biri. Arkadaş, dost, yâr. Nazır, benzer, şerik.
YEDİKARDEŞ
Büyükayı'yı oluşturan yedi yıldız.
YEDİKIZKARDEŞ
Ülker.
HACIMENTEŞ
Balıkesir ili, Gönen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
CÜNGÜLDEŞ
Çelik çomak.
KÜÇÜKKARDEŞ
Mardin kenti, Akarsu nahiyesine bağlı bir bölge.
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
BEŞKARDEŞ
Şamar.
AŞAĞIGÜNDEŞ
Ardahan kenti, Damal ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YUKARIGÜNDEŞ
Ardahan ilinde, Damal belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
GAYRETKEŞ
Çalışkan. Yan tutan, kayıran.
YUKARIBEĞDEŞ
Şanlıurfa kenti, Şehitnusretbey nahiyesine bağlı bir yer.
DOMBALAKEŞ
Takla.
BÜYÜKKARDEŞ
Mardin ilinde, Akarsu bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AŞAĞIBEĞDEŞ
Şanlıurfa ili, Şehitnusretbey nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
GELENKARDEŞ
Siirt ili, Eruh ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMLEŞTİRMEK
Acemleşme işini yaptırmak.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ACEMİLEŞME
Acemileşmek durumu.
ACEMLEŞTİRME
Acemleştirmek işi.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
ACEMLEŞME
Acemleşmek durumu.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ACAYİPLEŞTİRME
Acayipleştirmek işi.
AÇIMLAMA
Açımlamak işi, teşrih, şerh.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
ACAYİPLEŞME
Acayipleşmek durumu.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.