EĞ ile başlayan 4 harfli kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "" olan, 4 harfli toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. eğ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eğ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eğ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Sözcüklerin anlamı için kelime üzerindeki bağlantılardan faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EĞER

Şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime, şayet.

EĞLİ

Ehil, aşılanmış (meyve).

EĞBE

Heybe. (Başkışla Karaman Konya). Heybe.

EĞME

Eğmek işi.

EĞİL

Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.

EĞGİ

Tahta kaşık yapmaya yarayan keskin, eğri bir araç.

EĞEÇ

Tarlanın bayırımsı ve meyilli yeri. Bir eğri için, eğrilik özeklerinin gezeneği. Bir yüzey için, onun başçıl eğrilik özeklerinin gezeneği olan iki yüzey.

EĞRİ

Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.

EĞNİ

Boy bos, endam. Üst baş, giyecek, elbise.

EĞZA

Kibrit.

EĞİT

Kemençe. Kabadayı, yiğit.

EĞİR

Arıların çıkardığı bir salgı türü.

EĞİK

Eğilmiş olan, dik ya da düz olmayan. Dik veya paralel olmayan doğru. Bükülmüş. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev.

EĞDİ

Yüksek dallardaki meyveleri toplamaya yarayan çatal ağaç. Sebze diplerindeki otları kesmeye ve sebzelerin diplerini kabartmaya yarayan bir çeşit çapa. Ağaç kaşıkların içini oymaya yarayan bir çeşit araç. Sakaların kullandıkları su omuzluğu. Peteklerden bal almakta kullanılan eğri uçlu demir araç. Kaşık, kepçe ve tabak yapmak için kullanılan ağız kısmı yarım ay biçiminde araç. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Kuzköy Akkuş Ordu). Ağaç, oymakta kullanılan oluklu âlet. Ucu eğri ağaç, gelberi.

EĞSE

Yarı yanmış odun.

EĞES

Sitem. Tarladaki saban izi. (Beyceli Fatsa Ordu).

EĞİN

Arka, sırt. Beden, vücut. Boy bos, endam.

EĞEN

Omuz. Kadın elbiselerinin etek kısmı. Eziyet. Vücut, beden. Üst baş, giyecek, elbise.

EĞŞİ

Kızılcık ve benzerleri ekşi meyvelerden yapılan, bazı yemeklere konulan bir çeşit yiyecek. Ekşi. Turşu.

EĞVA

Çekememe, istememe. Azdırma, kışkırtma.