Sonu EÇE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eçe" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eçe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eçe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

İKİZGEÇE, DELİBEÇE, GELENEÇE

7 harfli kelimeler

GOZGEÇE, SİNGEÇE, MEÇMEÇE, KÜRMEÇE, KUZGEÇE, KESMEÇE, HAMKEÇE, GUZGEÇE, PERMEÇE, ALAKEÇE, BİRNEÇE

6 harfli kelimeler

FİREÇE, PİYEÇE, PEÇEÇE, LÖKEÇE, KEMEÇE, BELEÇE, GÜNEÇE, GAZEÇE

5 harfli kelimeler

EBEÇE, ÖREÇE

4 harfli kelimeler

BEÇE, ÇEÇE, PEÇE, GEÇE, LEÇE, NEÇE, KEÇE

Bazı kelimelerin anlamları

EÇE

Kadar. Büyük kardeş, ağabey.

İKİZGEÇE

Ağrı şehrinde, Eleşkirt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DELİBEÇE

Kocakarı soğuğu.

SİNGEÇE

Çok sinsi; saman altından su yürüten.

ALAKEÇE

Yaygı olarak kullanılan bir keçe türü. (Sarıkara İslahiye Gaziantep). Nakışlı keçe. (Bor Niğde).

KUZGEÇE

Kuzey, kuzeybatı. Amasya şehri, Akdağ bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

FİREÇE

Tabakların deriyi sıyırmak için kullandıkları araç. (Maraş).

MEÇMEÇE

Midye kabuğu. Kaplumbağa kabuğundan tütün tablası biçiminde yapılan ve küçük çocuklara ilâç içirmek için kullanılan kap.

PERMEÇE

Yedek olarak kullanılan ince halat.

KESMEÇE

Pestil.

GUZGEÇE

Gölgelik, güneş almayan yer.

BİRNEÇE

Bir miktar.

KÜRMEÇE

Kürek.

HAMKEÇE

İşlenmesi gereken keçe. (Yalvaç Isparta).

GELENEÇE

Gelinceye kadar.

GOZGEÇE

Dağın güneş görmeyen kısmı.

  -   -   -  

Anlamında EÇE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

AMBALE

"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

ANKA

Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.

ALLEM

"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

ALTERNATİFSİZ

Seçeneksiz.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

ALTERNATİFLİLİK

Seçeneklilik.

ALTERNATİFSİZLİK

Seçeneksizlik.

ANGAJE

"Bağlamak" anlamındaki angaje etmek, "bağlanmak" anlamındaki angaje olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

ALTERNATİFLİ

Seçenekli.

ALTERNATİF

Seçenek. Karşı. Dalgalı. Değişik, farklı. Almaşık.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

ALAÇIK

Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.