Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ezik" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ezik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ezik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ezik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PREANESTEZİK
HOŞBİLEZİK
ANALJEZİK, ANESTEZİK
ÖLFEZİK, ÖHNEZİK, ÖHLEZİK, ÖFNEZİK, ÖFLEZİK, NEVEZİK, PÜLEZİK, EHNEZİK, BİLEZİK
İMEZİK, İLEZİK
PEZİK, SEZİK, TEZİK, NEZİK, HEZİK, GEZİK, BEZİK
EZİK
EZİK
Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.
PREANESTEZİK
Ön anestezik.
İLEZİK
Üzerlik otu.
ANESTEZİK
Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan. Anestetik.
İMEZİK
Çam ve katran ağaçlarından çıkan sakız.
PÜLEZİK
Ezilmiş, yıpranmış, incelmiş (giysi ve kumaş için).
ÖFNEZİK
Zayıf, cılız, ölmek üzere olan.
NEVEZİK
İki yaşındaki dişi manda.
ÖFLEZİK
Cılız: Bu buğday çok öflezik.
ÖLFEZİK
Sönük (ışık için).
EHNEZİK
Güneşin etkisiz ışık ve sıcaklığı. Sönmeye yüz tutmuş. Yıpranmış.
ANALJEZİK
Ağrı kesici.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
ÖHLEZİK
Zayıf, cılız, ölmek üzere olan. Hafif, ölgün (ışık için).
ÖHNEZİK
Zayıf, cılız, ölmek üzere olan. Hafif, ölgün (ışık için).
HOŞBİLEZİK
Bir çeşit bar oyunu.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EZİLMİŞ
Ezik duruma gelmiş. Kendisine baskı yapılmış, hakları elinden alınmış.
EZİNTİ
Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik. Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı.
HALHAL
Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik.
PISIRIK
Tutuk, sünepe, aşırı çekingen, yüreksiz ve beceriksiz, ezik, girgin karşıtı.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
ALEVİR
Kiraz kabuğundan yapılan halka bilezik: Kaval yarılmadan bir alevir geçirelim.
KUYUMCU
Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.
AKANTOLİZ
Epidermisteki keratinositler arasındaki hücreler arası bağlantının parçalanması ve genellikle veziküllerin oluşması, malpighi tabakası atrofisi.
KÜNYE
Bir kimsenin adı, soyadı, ülkesi, doğumu, mesleği vb. bilgilerini gösteren kayıt. Soy sop ile ilgili kimlik bilgileri. Bu bilgilerden bazısının yazılı olduğu bilezik, kolye vb. metalden eşya.
EZGİN
Paraca durumu bozuk olan (kimse). Üzüntü veren. Çürük, ezik (meyve). Çok cefa görmüş (kimse).
KIYINTI
Açlık sebebiyle midede duyulan eziklik. Herhangi bir sebeple vücutta duyulan kırıklık. İnce ince doğranmış küçük parça.
BURMA
Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.
EZİKLİK
Ezik olma durumu.
BİLEZİKLİ
Bileziği olan. Bilezik takmış olan.
MAHFAZA
İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
TAKI
Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.
TAKIŞTIRMAK
Küpe, bilezik, yüzük vb. süs eşyasını çokça takmak.
NARKOZ
Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin ekseriya solunum yoluyla anestezik madde verilerek uyuşturulması.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.