EZİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ezik" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ezik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ezik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ezik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EZİK

Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.

EZİKLİK

Ezik olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında EZİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EZİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BURMA

Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

EZİLMİŞ

Ezik duruma gelmiş. Kendisine baskı yapılmış, hakları elinden alınmış.

KÜNYE

Bir kimsenin adı, soyadı, ülkesi, doğumu, mesleği vb. bilgilerini gösteren kayıt. Soy sop ile ilgili kimlik bilgileri. Bu bilgilerden bazısının yazılı olduğu bilezik, kolye vb. metalden eşya.

HALHAL

Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik.

EZGİN

Paraca durumu bozuk olan (kimse). Üzüntü veren. Çürük, ezik (meyve). Çok cefa görmüş (kimse).

TAKIŞTIRMAK

Küpe, bilezik, yüzük vb. süs eşyasını çokça takmak.

ALEVİR

Kiraz kabuğundan yapılan halka bilezik: Kaval yarılmadan bir alevir geçirelim.

BERE

Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.

MAHFAZA

İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu.

TAKI

Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.

NARKOZ

Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin ekseriya solunum yoluyla anestezik madde verilerek uyuşturulması.

AKANTOLİZ

Epidermisteki keratinositler arasındaki hücreler arası bağlantının parçalanması ve genellikle veziküllerin oluşması, malpighi tabakası atrofisi.

AMETOKAİN

Yerel anestezik etkisi olan ve yağda iyi çözünebilen bir ilaç.

BİLEZİKLİ

Bileziği olan. Bilezik takmış olan.

PISIRIK

Tutuk, sünepe, aşırı çekingen, yüreksiz ve beceriksiz, ezik, girgin karşıtı.

EZİNTİ

Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik. Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı.

KUYUMCU

Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.

KIYINTI

Açlık sebebiyle midede duyulan eziklik. Herhangi bir sebeple vücutta duyulan kırıklık. İnce ince doğranmış küçük parça.