Sonu EYİŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eyiş" olan, toplam 104 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eyiş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eyiş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eyiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÖZBENİMSEYİŞ

11 harfli kelimeler

DESTEKLEYİŞ, KÖSTEKLEYİŞ, PERÇİNLEYİŞ, DİPÇİKLEYİŞ, DİZGİNLEYİŞ

10 harfli kelimeler

GÖLGELEYİŞ, KÜÇÜMSEYİŞ, ÖRGÜTLEYİŞ, PAKETLEYİŞ, SAHNELEYİŞ, SERGİLEYİŞ, SEZİNLEYİŞ, SİLKELEYİŞ, SÜRÜKLEYİŞ, TEMİZLEYİŞ, BETİMLEYİŞ, ÇEKİMLEYİŞ, ÇELMELEYİŞ, ÇEVRELEYİŞ, ÇÖZÜMLEYİŞ, DEMETLEYİŞ, DEMİRLEYİŞ, DENETLEYİŞ, DİDİKLEYİŞ, DİKİZLEYİŞ, DÜZENLEYİŞ, ENGELLEYİŞ, EZBERLEYİŞ, GEREKLEYİŞ, GÖZETLEYİŞ, GÜLÜMSEYİŞ, HAFİFLEYİŞ, HAFİFSEYİŞ, İNDİRGEYİŞ, İSTİFLEYİŞ, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

BÜYÜLEYİŞ, ERTELEYİŞ, ESİRGEYİŞ, ETEKLEYİŞ, GERİLEYİŞ, GEVELEYİŞ, İÇERLEYİŞ, İĞNELEYİŞ, İLERLEYİŞ, İLİKLEYİŞ, KEKELEYİŞ, KÖTÜLEYİŞ, NİCELEYİŞ, NİTELEYİŞ, ÖNEMSEYİŞ, ÖRSELEYİŞ, DEŞELEYİŞ, İMGELEYİŞ, İNCELEYİŞ, ÖZETLEYİŞ, ÖZGÜLEYİŞ

8 harfli kelimeler

BEKLEYİŞ, BENZEYİŞ, ÇİĞNEYİŞ, ÇİMLEYİŞ, DİNLEYİŞ, EBELEYİŞ, GEVŞEYİŞ, GİZLEYİŞ, GÖZLEYİŞ, GÜRLEYİŞ, KİŞNEYİŞ, KÜKREYİŞ, SÖYLEYİŞ, TERLEYİŞ, TİTREYİŞ, YÜKLEYİŞ, BELLEYİŞ, BESLEYİŞ, DEFLEYİŞ, DERLEYİŞ, DİŞLEYİŞ, SONDEYİŞ

7 harfli kelimeler

BEZEYİŞ, DENEYİŞ, DÖŞEYİŞ, ESNEYİŞ, İNLEYİŞ, İSTEYİŞ, İŞLEYİŞ, İZLEYİŞ, ÖNLEYİŞ, ÖZDEYİŞ, ÖZLEYİŞ, TÜREYİŞ, BECEYİŞ, DİLEYİŞ, ÖNDEYİŞ, UZDEYİŞ

6 harfli kelimeler

ÜREYİŞ, ALEYİŞ

5 harfli kelimeler

DEYİŞ, KEYİŞ, PEYİŞ, TEYİŞ

4 harfli kelimeler

EYİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

EYİŞ

Ateş küreği. Hamur teknesini kazımaya yarayan demir araç. Pekmez pişirilirken karıştırmakta kullanılan uzun saplı kürek. Üvendirenin ucuna takılan, çamurları silmeye yarayan yassı de-mir. Bıçkı, hızar talaşı. Pişmekte olan ekmeği çevirmeye yarayan demir araç.

DİPÇİKLEYİŞ

Dipçikleme işi.

ÖRGÜTLEYİŞ

Örgütleme işi.

SERGİLEYİŞ

Sergileme işi.

SİLKELEYİŞ

Silkeleme işi.

ÖZBENİMSEYİŞ

Kişinin suçluluk, yetersizlik, beğenme ya da övünme duygularına kapılmadan kendini bütün olumlu ve olumsuz yönleriyle kabul etmesi.

DİZGİNLEYİŞ

Dizginleme işi.

PERÇİNLEYİŞ

Perçinleme işi.

KÖSTEKLEYİŞ

Köstekleme işi.

SEZİNLEYİŞ

Sezinleme işi.

DESTEKLEYİŞ

Destekleme işi.

SÜRÜKLEYİŞ

Sürükleme işi.

KÜÇÜMSEYİŞ

Küçümseme işi.

PAKETLEYİŞ

Paketleme işi.

GÖLGELEYİŞ

Gölgeleme işi.

SAHNELEYİŞ

Sahneleme işi.

  -   -   -  

Anlamında EYİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EYİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATIŞMA

Atışmak işi. Saz şairleri, belli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söyleme.

AFORİZMA

Özdeyiş.

ÇAPAÇULCULUK

Çapaçulcu olma durumu. Kılık kıyafete özen göstermeyişi âdet edinme.

İNİŞ

İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.

HOYRAT

Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı. Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı bir biçimde. Güneydoğu Anadolu'da ve Irak'taki Türkler arasında tek başına söylenen bir tür ezgili deyiş.

MANEVRA

Bir aletin işleyişini düzenleme, yönetme işi veya biçimi. İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. Geminin bir yere yanaşmak veya bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. Hareket, gidiş geliş. Lokomotifin, katar katmak veya katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hatta geçmesi. Tatbikat.

BİLİŞSEL

Bilişle ilgili, zekânın işleyişiyle ilgili, kognitif.

HATİME

Son, sonuç. Son deyiş.

LERZE

Titreme, titreyiş.

AKSAN

Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.

LAĞVETMEK

Bir kuruluşu kaldırmak, işleyişine son vermek. Hükümsüz kılmak, feshetmek, dağıtmak.

DEKLANŞÖR

Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

AFORİZM

Özdeyiş.

KALP

Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Duygu, his.

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.

KELAM

Söz. Söyleyiş biçimi, söyleme. Başta Tanrı'nın varlığı, birliği, peygamberlik ve ahiret olmak üzere İslamiyetin ana ilkelerini konu edinen bilim.

KELAMIKİBAR

Özdeyiş.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

İFADE

Anlatım. Dışa vurum. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü. Deyiş, söyleyiş.