Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eyal" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eyal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eyal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eyal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EYAL
Arapça kökenli ıyâl: eş; zevce; kadın; ıyal.
HEYAL
Hayal.
EHLİEYAL
Ayilr; eş; bk. ayrıca eyal.
REYAL
Riyal.
Bu bölümde tanımı içerisinde EYAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DARE
Ağaç. Tef. Daire, darbuka. Sap arabası kanatlarını meydana getiren çubuk bağlar. (Oklubalı, Esnemez, Dereyalak, Kuzfındık, İnönü Eskişehir).
SARISEKBAN
Beylerbeyliği döneminde, eyaletlerin disiplinini sağlamakla görevli sekbanlara verilen ad.
ŞAPŞAK
1.Ağaçtan oyma tas, bardak. 2.Bakır ya da teneke maşrapa. 3.Her çeşit bardak. 4.Çeşme önlerine, içinde su birikmesi için konulan taş ya da ağaç yalak 5.Kepçe. Dişi hayvanın üreme organı. Yayvan, düz, geniş : Şapşak ağızlı. 1.Yüzsüz, geveze. Şaşkın, beceriksiz, alık. Dalkavuk. Ağzı geniş fıçı. Maşrapa, su tası. Çoğunlukla tahtadan yapılan su tası. Ağaç su tası. (Başkışla Karaman Konya). Sukabağından yapılan su tası. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Bakır su tası. (İlyaslı Uşak; Aksaray Niğde). Kadınların vücut kıllarını yolmak için kullandıkları akide. (Esnemez, Erenköy, Dereyalak Eskişehir). Çamaşır tokacı. (Terme Samsun).
SARICA
Sarıyı andıran, sarıya yakın. Yaban arısı. Eyalet valileri buyruğundaki başıbozuk asker.
EŞKİNCİ
Savaşa giden eyalet askeri.
YAYALAR
Osmanlı devletinin kuruluş döneminde, barış zamanı tarımla uğraşan, savaş zamanı sefere katılan; kapıkulu ocaklarının kurulmasından sonra da bir süre eyalet askeri olarak kullanılan; bunlara karşılık kimi vergilerden bağışık tutulan bir sınıf yaya askeri. Ankara şehri, Kazan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Batman şehrinde, Bekirhan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bitlis ilinde, Bölükyazı nahiyesine bağlı bir bölge. Bolu şehrinde, Dörtdivan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sakarya ilinde, Hendek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şırnak şehrinde, Haberli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Uşak ilinde, Sivaslı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
FEHAMETLİ
Büyüklük, ululuk gösteren kişi. Osmanlı Devleti zamanında sadrazamlara, Mısır hidivi ve yabancı prenslere, eyalet beylerine verilen unvan.
MÜSELLİM
Osmanlı Devleti'nde eyalet ve sancakta yönetimi elinde bulunduran kişi.
OTURGA
Tahtadan yapılmış arkalıksız sandalye. Kesilen ağacın yerde kalan bölümü. Küçük sandalye. (Dereyalak, İnönü Eskişehir).
EMİRÜLÜMERA
Osmanlılarda eyalet valileri olan beylerbeyiler için, Abbasi halifeliğinde önceleri yalnızca askeri, sonraları ise askeri ve yönetsel geniş yetkileri olan başkomutanlar için kullanılan bir san.
İÇGÜMRÜK
Ülkenin iç bölgelerinde görev yapan gümrük yönetimi. Eskiden, yerli malın il, eyalet sınırını geçişinde alınan gümrük vergisi. (Bugün uygulanmamaktadır.).
BOZARTI
Deride morluk, bozluk. Tarlada, dağda yer yer görülen boz yer. Hayal meyal görülen şekil, karaltı. Ekinin olgunluk belirtisi. Boz görünüş, bozluk: Ekinlerin bozartısı daha duruyor.
YÜKÜMLER
Osmanlılarda olağanüstü zamanlarda alınan ve her eyaletin özel yasaları ile saptanmış olan töresel bir kümenin adı. (Mücerred, raiyyet, çift, bennak, ispençe, bad-ı hava, arusiye, cürüm ve cinayet, ihtisab, çiftbozan, tapu, bağ bahçe ve bostan, kovan, çift ve ağıl, yaylak, kışlak, balta, yaya ve kaçkun, çürük vergileri vb.).
SEKBAN
Osmanlılarda, sınır boylarında görev yapan bir asker sınıfı. Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir asker sınıfı.
UÇ
Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası. Dış kenar, periferi. Bir şeyin kenarı. Kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılmış olan madde. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem. Bir şeyin başı, tepesi. Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak. Bir uzaklığın son noktası. Bir şeyin baş veya son noktası.
JOSEPHİNİTE
ABD nin Oregon eyaletinde bulunan doğal nikel ve demir alaşımı.
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.