Kelimeler arşivi içinde; başında "ester" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. ester ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ester ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ester olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ESTERLEŞME
ESTERLER
ESTERAZ
ESTER
ESTER
Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde.
ESTERAZ
Bir esterin parçalanmasında görev yapan herhangi bir hidrolitik enzim. Ester bağlarının hidrolizini katalize eden enzimlerden herhangi biri.
ESTERLER
Bir asidin bir alkolle birleşerek aralarından bir su molekülü çıkarması ile olan bileşikler. Alkollerin, organik ya da anorganik asitlerle oluşturdukları bileşikler. Bir asidin alkolle birleşerek aralarında bir molekül su çıkarmasıyla oluşan bileşikler.
ESTERLEŞME
Oksijenli asitlerle alkollerin birleşerek ester oluşturması.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESTER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOLESTEROLSÜZ
Kolesterolü yüksek olmayan.
BIÇKI
Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.
CUMBALAMAK
Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.
KAPTIRMA
Kaptırmak işi. Marangozlukta kullanılan küçük el testeresi.
PALMİTAT
Palmitik asidin tuzu veya esteri.
BUL
Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta.
ASETAT
Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.
KESME
Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.
KOLESTEROLLÜ
Kolesterolü yüksek olan.
KOLESTERİN
Kolesterol.
FİBERGLAS
Plastik maddelerden, özellikle polyesterden parçalar yapımında kullanılan sağlamlaştırma maddesi.
MUM
Bir fitilin etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı. Bal mumu. Işık şiddeti birimi, kandela. Bazı böcekler ve bitkiler tarafından salgılanan, böceklerin deri ve tüylerini, bitkilerin yüzeyini kaplayarak koruyucu görev yapan, içinde serbest yağ asitleri, alkoller ve doymuş hidrokarbonlar bulunan esterler.
HEMŞİRE
Doktor tarafından acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, hastanın bakımını düzenlemek, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık çalışanı, şvester. (hemşi:re) Kız kardeş, bacı.
FOSFAT
Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.
PALMİTİN
Gliserinin palmitik esteri.
KATRAK
Marangozlukta tomrukları biçmeye yarayan ve birden çok testeresi olan biçme makinesi.
OLEİN
Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri.
KOLESTEROL
Kanda ve büyük ölçüde ödde bulunan, besinlerle alınan sterol, kolesterin.
NİTROSELÜLOZ
Kâğıt yapımında kullanılan, pamuk veya odun hamuru biçimindeki selüloz üzerine nitrik ve sülfürik asit karışımının etkimesiyle elde edilen selülozun nitrat esteri.
KİTRE
Gevenden çıkarılan bir zamk türü, kestere.