ESTET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "estet" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. estet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu estet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde estet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ESTET

Sanatsal ürünler arasında güzeli en üstün, en yüce değer sayan kişi.

ESTETİZM

Estetikçilik.

ESTETİKÇİLİK

Gerçeklik ve yarar kaygılarından sıyrılarak bir sanat veya felsefe konusunu salt güzelliği için sevme kuramı, güzel duyuculuk, estetizm.

ESTETİK

Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.

ESTETİKÇİ

Estetikle uğraşan kimse. Estetikçilik kuramını benimseyen.

ESTETÇİLİK

Sanat ve şiiri eski ve ilk şekline götürmeyi ileri süren bir Anglo - Sakson çığırı.

  -   -   -  

Anlamında ESTET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESTET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEDİA

Beğenilen, değeri bilinen yeni şey. Estetik değeri yüksek olan sanat eseri.

ORTODONTİ

Diş hekimliğinin, dişleri çenelerin üzerine estetik ve görev bakımlarından düzenli bir biçimde yerleştirmekle uğraşan kolu.

DANS

Müzik temposuna uyularak yapılmış olan ve estetik değer taşıyan düzenli vücut hareketleri, raks.

BEDİİYAT

Estetik bilimi, güzel sanatlar.

İDEOLOJİ

Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.

HALOTAN

2-Bromo-2-kloro-1,1,1-trifloroetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 °C olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı. Veteriner hekimlikte, evcil hayvanların genel anestezisi amacıyla kullanılan, 2-bromo-2kloro-1, 1, 1-trifloroetan yapısında, solunum ve dolaşımı ileri derecede baskı altına alan uçucu genel anesteziklerden biri.

KLASİKÇİLİK

(Resim, Heykel, Mimarlık) Klâsik üslûba olan hayranlık yüzünden o nitelikte yapıt vermeyi amaç edinen görüş. Avrupa'da 1770-1830 yılları arası antikçağ sanatına özenen resim, heykel ve mimarlık anlayışı. Yunan-Roma örneklerinden alınmış düz çizgili, anıtsal, huzur verici öğelerin birbirlerine ölçü ve sayı bakımından yasalı bir disiplin içinde bağlılığı, çıkıntılı kabartmalardan kaçınma "yeni klasikçilik" de denilen bu sanat üslûbunun özelliklerindendir. Eski Yunan ve Lâtin yazarları ile XVII. yüzyıl yazarlarını tutanların öğretisi. Uz yolunda, estetik bir sanat anlayışiyle antik yapıtlara dayanan bir sanat akımı. Bu akım, İtalya'da Rönesans'da başladı ve en parlak üslûbunu XVIII. yüzyılda Alfieri'nin dramlarında buldu.

ANESTEZİK

Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan. Anestetik.

KENTMİMARLIĞI

(Mimarlık) Yeni kentleri ya da bir kent bölümünü bütün ayrıntılarıyla, estetik yönüyle, rahat ve temiz yaşamayı sağlayacak düzeniyle tasarlayan mimarlık dalı.

DUYGU

Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.

BLEFAROPLASTİ

Göz kapağı üzerinde herhangi bir biçim bozukluğunu düzeltmek amacıyla yapılan estetik ameliyat.

AKSİYOLOJİ

Değerlerin tür, ölçüt ve metafiziksel niteliğiyle ilgilenen bir felsefe kolu; etik ve estetik.

ÖRMEK

İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak ya da geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak.

EUGENOL

Karanfil ve bazı baharatlarda bulunanyem, diş macunu ve bazı kozmetik ürünlere tatlandırıcı olarak katılan, antiseptik, anestetik ve antioksidan etkili bir bileşik.

GÜZELLİK

Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Güzel olan bir kimsenin niteliği. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.

FASET

Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama. Dişin ön yüzüne estetik amaçla yapılmış olan kaplama.

DADACILIK

Savaşa ve toplumsal düzensizliğe karşı başkaldırmadan doğan bir sanat akımı, Dadaizm. 1916'da dil ve estetik kurallarını tanımayan, kelimelerin anlamlarına değer vermeyen, anlatımda başıboş ve alabildiğine çağrışımlara dayanan bir yol izleyen, bile bile kapalılığa sapan bir çığır, Dadaizm.

BEDAYİ

Estetik yönü ağır basan güzellikler.

DEKORATÖR

Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.

BEDİİ

Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. Estetik.