Sonu ESKİME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eskime" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eskime ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eskime olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eskime olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ESKİME

Eskimek işi.

  -   -   -  

Anlamında ESKİME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESKİME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CAĞŞAMAH

Gevşemek, birbirinden ayrılmak, eskimek.

CAHŞAMAH

Gevşemek, birbirinden ayrılmak, eskimek.

ARŞINMAK

Aşınmak, eskimek: Ne sağlam malmış ne kadar kullansan arşınmıyor.

ÖLMEZ

Ölümsüz, kalıcı olan. Çok dayanıklı, kolay eskimeyen.

ESKİLEŞMEK

Eskimek.

ÇAKITLAMAK

Gevşemek, birbirinden ayrılmak, eskimek.

BAKİR

Cinsel ilişkide bulunmamış (erkek). El değmemiş, kullanılmamış. İşlenmemiş (toprak). Eskimemiş, yıpranmamış, yeni.

ÇAHŞAMAK

Gevşemek, birbirinden ayrılmak, eskimek. Üşümek, titremek. Sarsılıp gevşemek, kağşamak.

KORUMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.

BATTALLAŞMA

Battallaşmak işi. Sermaye mallarının fiziksel olarak yıpranmalarından çok, teknolojik gelişme sonucunda eskimeleri.

BADI

Dokuma tezgâhını hareket ettirmeye yarayan tahta ayaklık, pedal. Kaz. Şişman, ablak yüzlü, kısa boylu kimse. Pis, kirli. Tembel. Uçlarını koltuk altlarına dayayıp, çatallarına ayak konularak yürünen, bir çift sopadan yapılmış oyun aygıtı. Çorabın eskimemesi için bezden yapılan terlik. Erkek zenci. Ördek. Kaz ve ördek yavrusu. Hindi. Kaz yavrusu. Dokuma tezgâhlarında kücülerin aşağı yukarı hareket etmesini sağlayan tahta. (Mudurnu Bolu).

YIPRANMAK

Zamanla veya çok kullanılma sonucu aşınmak, eskimek. Makine veya makine parçaları aşınıp bozulmak. Saygınlığı azalmak. Çeşitli etkenlerle eski gücü kalmamak.

CAĞŞAMAK

Gevşemek, birbirinden ayrılmak, eskimek. Para, zincir, çakıltaşı gibi cisimler birbirine çarparak ses çıkarmak, şakırdamak.

AĞIRDAMAK

Eskimek, köhneleşmek: Şu ev ağırdamış. Düşündüğünü anlatamamak.

AŞINMAK

Birbirine sürtünerek incelmek. Çıkıntıları silinmek, düzleşmek. Eskimek, yıpranmak.

ÇIKŞAMAK

Gevşemek, birbirinden ayrılmak, eskimek.

KAĞŞAMAK

Eskimek, dağılmaya yüz tutmak. İhtiyarlamak. Zayıflamak, gevşemek, güçsüzleşmek. Herhangi bir şey ek yerlerinden ayrılmak, oynamak.

FARIMAK

Güçsüz düşmek, yorulmak. Eskimek, yıpranmak. Vazgeçmek, usanmak. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.

YIPRAMAK

Aşınıp eskimek, incelmek.

KÖHNEMEK

Eskimek, modası geçmek. Geçersiz bir duruma gelmek, çağ dışı kalmak.