Kelimeler arşivi içinde; sonunda "esinti" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu esinti ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında esinti olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde esinti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ESİNTİ
Belli belirsiz hissedilen hafif yel, nefha.
KESİNTİ
Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESİNTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOŞLUK
Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.
FASILA
Aralık, ara, kesinti.
KESİNTİSİZLİK
Kesintisiz olma durumu.
ARALIKSIZ
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.
NEFHA
Güzel koku. Esinti.
FASILASIZ
Kesintisiz. Durmadan, ara vermeden, biteviye.
KIRPMAK
Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak. Kesinti yapmak, tutumlu davranmak.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
LAYENKATİ
Kesintisiz, aralıksız.
İNKITA
Kesilme, kesinti.
DEVAMLI
Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan. Okuluna düzenli bir biçimde devam eden. Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan bir biçimde.
KESİNTİLİ
Ara verilerek yapılan. Kesintisi olan (para).
ESİNTİLİ
Esintisi olan.
İPİLTİ
Hafif esinti.
HEMZE
Gırtlakta, ses tellerinin birbirine yapışması sonucu havanın akışını birdenbire engellemesiyle oluşan ve bir kesinti izlenimi veren ünsüz.
ESİNTİSİZ
Esintisi olmayan.
HAVA
Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.
DURMADAN
Ara vermeden, kesintisiz, sürekli.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
BRÜT
Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (para). Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık).