Kelimeler arşivi içinde; sonunda "erpi" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu erpi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında erpi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde erpi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ERPİ
Başörtüsü.
ÇERPİ
Başörtüsü.
CERPİ
Örtü.
PERPİ
Tılsım : Ne korktun bunu perpili mi sandın?.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERPİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SERPİŞTİRME
Serpiştirme işi.
SERPMEK
Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. Vermek, saçmak. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.
ÇİLENTİ
Hafif yağmur, serpinti.
SAÇIK
Saçılmış, serpilmiş.
KERPİÇÇİ
Kerpiç yapan veya satan kimse.
SERPİLME
Serpilmek işi.
HIMIŞ
Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina.
DUVAR
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.
GÖRKEMLİ
Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.
KERPİÇLEŞME
Kerpiçleşmek işi.
NAFTALİNLENMEK
Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.
MALÇ
Toprak ve rutubet muhafazası amaçları ile çayır ve mera üzerine bırakılan veya başka yerlerden getirilip serpilen her türlü bitki artığı.
SEPELEMEK
Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.
GELİŞİM
Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.
SERPİNTİ
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.
ATIŞTIRMAK
Acele olarak yemek ya da içmek. Yağmur veya kar serpiştirmek.
ÇİPİLTİ
Yağmur serpintisi.
SERPME
Serpmek işi. Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ, tepeden inme. Serpilmiş durumda olan.
KULÜBE
Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.
KONFETİ
Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları.