ERPİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "erpi" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. erpi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu erpi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde erpi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ERPİ

Başörtüsü.

ERPİMEK

Elbise ya da kumaş eskimeye yüz tutmak. Çürümek, ezilmek. Yumuşamak: Lodos eserse donmuş olan bu kar çabuk erpir. Çoğalmak (yaralar için): Ali'nin yaralan hep erpimiş.

ERPİK

Erimeğe başlamış kar. İyi pişmiş. Yumuşak. Çok gevşek ve yumuşak kas. Zamanı geçmiş meyve. Düzgün. Sağlam olmayan, yerme iyi oturmamış, eğreti. İnce, dayanıksız.

  -   -   -  

Anlamında ERPİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERPİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KERPİÇLEŞME

Kerpiçleşmek işi.

SERPİŞTİRME

Serpiştirme işi.

GÖRKEMLİ

Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.

KONFETİ

Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları.

SERPİNTİ

Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.

SERPME

Serpmek işi. Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ, tepeden inme. Serpilmiş durumda olan.

HIMIŞ

Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina.

ATIŞTIRMAK

Acele olarak yemek ya da içmek. Yağmur veya kar serpiştirmek.

DUVAR

Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

SERPİLME

Serpilmek işi.

SAÇIK

Saçılmış, serpilmiş.

SEPELEMEK

Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.

NAFTALİNLENMEK

Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.

GELİŞİM

Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

ÇİPİLTİ

Yağmur serpintisi.

ÇİLENTİ

Hafif yağmur, serpinti.

SERPMEK

Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. Vermek, saçmak. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.

KERPİÇÇİ

Kerpiç yapan veya satan kimse.

MALÇ

Toprak ve rutubet muhafazası amaçları ile çayır ve mera üzerine bırakılan veya başka yerlerden getirilip serpilen her türlü bitki artığı.

KULÜBE

Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.