Sonu ERMAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "erman" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu erman ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında erman olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde erman olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

MOLLADERMAN

8 harfli kelimeler

AKKERMAN, DOBERMAN, GÜLERMAN, GÜNERMAN, ÖZKERMAN

7 harfli kelimeler

AKERMAN, ÖZERMAN

6 harfli kelimeler

DERMAN, FERMAN, KERMAN

5 harfli kelimeler

ERMAN

Bazı kelimelerin anlamları

ERMAN

Yiğit, kahraman, yürekli kimse.

ÖZERMAN

Gerçekten yiğit, kahraman, yürekli kimse.

DERMAN

Güç, takat, mecal. Çıkar yol, çare. İlaç.

ÖZKERMAN

Sağlam, temiz yürekli kimse.

FERMAN

Buyruk, emir. Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık.

KERMAN

Kirmen. Kervan. Kale.

GÜNERMAN

Yiğit soydan gelen aydın kimse.

MOLLADERMAN

Muş ilinde, Karahasan bucağına bağlı bir yer.

AKKERMAN

Beyaz, kalın duvarlı, yüksek burçlu kale.

GÜLERMAN

Güler yüzlü, güleç kimse.

DOBERMAN

Almanya'dan köken alan, muhtemelen eski kısa tüylü çoban köpekleri, Rottweiler, siyah ve ten rengi Teriyer, Alman Pinşır ve bazı kaynaklara göre bunlara ilaveten Beauceron ve İngiliz tazısı ırkları arasında yapılan birleştirmeler sonucu 1860'lı yıllarda Almanya'da geliştirilmiş, zarif fakat adaleli, çok güçlü, göğsü derin, sırtı kısa ve adaleli, boynu zarif, derisi vücudunu sıkı saran, tüyleri kısa sık ve sert, rengi genelde siyah veya siyah-pas rengi, mavimsi gri, kızıl veya açık kahverengi olanlarına da rastlanan, kulaklar genellikle 12 haftalıkken kesilen, kesilmediğinde ise av köpeği şeklinde sarkık duran, bacakları yere dik basan, yürüyüşü elastik ve zarif, yüzyıldır mükemmel bir bekçi köpeği olarak yetiştirilen, azimli, enerjik ve güçlü, oldukça zeki ve eğitimi kolay, korkusuz ve kendine güvenen fakat vahşi olmayan, doğal olarak sahibini ileri derecede koruyan, iz sürme, bekçilik, koruma, polis ve ordu görevleri, arama ve kurtarma, terapi köpekliği, itaat yarışmaları olmak üzere pek çok alanda yetenekli köpek ırkı, Doberman pinşır.

AKERMAN

Dürüst, soylu, temiz kişi.

  -   -   -  

Anlamında ERMAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALMANSEVER

Alman yanlısı, Alman dostu, Germanofil.

İSKORBÜT

C vitamini eksikliğinden ileri gelen ve dermansızlık, zayıflık, diş etlerinin iltihabı vb. belirtilerle kendini gösteren hastalık.

BUYRUK

Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman. Egemenlik.

HOŞAFLIK

Güçsüzlük, dermansızlık. Hoşaf yapmaya ayrılmış veya elverişli.

KOFLUK

Kof olma durumu. Bilgisizlik, ahmaklık. İçi boş yer. Güçsüzlük, dermansızlık.

DİVANİ

Divan kaleminden çıkan ferman, berat vb. belgelerde kullanılmış olan yazı.

MECAL

Güç, kuvvet, derman, takat.

CERMEN

Bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da milattan önce III. yüzyıldan IX. yüzyıla kadar oturan halk. Bu halktan olan kimse.

BİTKİNLİK

Bitkin olma durumu, dermansızlık, zafiyet.

NİŞANCI

Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan. Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş.

KOF

Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan. Güçsüz, dermansız. Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse).

FERMANLI

Hükûmete karşı gelmek suçuyla aranan ve cezalandırılması için hakkında ferman çıkan (kimse). Kimseden korkusu olmayıp dilediği gibi davranan.

MECALSİZLİK

Argınlık, dermansızlık, takatsizlik.

EMİR

Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.

BİTKİN

Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.

KAİME

Buyruk, resmî kâğıt, ferman. Kâğıt para, kâğıt lira, kayme.

PERMA

Saçların uzun süre dalgalı veya kıvırcık kalmasını sağlamak için uygulanan işlem, permanant.

MAYALANMA

Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.

MECALSİZ

Güçsüz, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz.

MUŞMULA

Gülgillerden, 2-3 metre yüksekliğinde dikenli küçük bir ağaç (Mespilus germanica). Bu ağacın olgunlaşıp yumuşadıktan sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi, döngel, beşbıyık.