ERMAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "erman" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. erman ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu erman ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde erman olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ERMAN

Yiğit, kahraman, yürekli kimse.

ERMANI

Ermeni (Kuşu). Ermeni.

  -   -   -  

Anlamında ERMAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HOŞAFLIK

Güçsüzlük, dermansızlık. Hoşaf yapmaya ayrılmış veya elverişli.

MAYALANMA

Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.

FERMANLI

Hükûmete karşı gelmek suçuyla aranan ve cezalandırılması için hakkında ferman çıkan (kimse). Kimseden korkusu olmayıp dilediği gibi davranan.

CERMEN

Bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da milattan önce III. yüzyıldan IX. yüzyıla kadar oturan halk. Bu halktan olan kimse.

KAİME

Buyruk, resmî kâğıt, ferman. Kâğıt para, kâğıt lira, kayme.

ALMANSEVER

Alman yanlısı, Alman dostu, Germanofil.

NİŞANCI

Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan. Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş.

BUYRUK

Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman. Egemenlik.

EMİR

Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.

KOF

Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan. Güçsüz, dermansız. Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse).

MUŞMULA

Gülgillerden, 2-3 metre yüksekliğinde dikenli küçük bir ağaç (Mespilus germanica). Bu ağacın olgunlaşıp yumuşadıktan sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi, döngel, beşbıyık.

PERMA

Saçların uzun süre dalgalı veya kıvırcık kalmasını sağlamak için uygulanan işlem, permanant.

MECAL

Güç, kuvvet, derman, takat.

DİVANİ

Divan kaleminden çıkan ferman, berat vb. belgelerde kullanılmış olan yazı.

BİTKİNLİK

Bitkin olma durumu, dermansızlık, zafiyet.

İSKORBÜT

C vitamini eksikliğinden ileri gelen ve dermansızlık, zayıflık, diş etlerinin iltihabı vb. belirtilerle kendini gösteren hastalık.

MECALSİZLİK

Argınlık, dermansızlık, takatsizlik.

BİTKİN

Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.

KOFLUK

Kof olma durumu. Bilgisizlik, ahmaklık. İçi boş yer. Güçsüzlük, dermansızlık.

MECALSİZ

Güçsüz, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz.