Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eriş" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eriş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eriş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eriş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HARMANGERİŞ
YAYLAGERİŞ, KÜÇÜKGERİŞ, KEMİKGERİŞ, HİSARGERİŞ, SAKARGERİŞ, BEDİRGERİŞ
ALIŞVERİŞ, KURUGERİŞ, İNCEGERİŞ
ARAGERİŞ, DEVGERİŞ, ESİVERİŞ, GÖNDERİŞ, GÖSDERİŞ, TÖNTERİŞ, GÖSTERİŞ, KIRGERİŞ
ÜRPERİŞ, İLTERİŞ, GÖVERİŞ
ÖNERİŞ
YERİŞ, KERİŞ, VERİŞ, SERİŞ, GERİŞ
ERİŞ
ERİŞ
Erme işi.
HARMANGERİŞ
Kastamonu şehri, Şenpazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SAKARGERİŞ
Ordu şehrinde, Çamaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÖSDERİŞ
Gösteriş.
KÜÇÜKGERİŞ
Giresun şehrinde, Keşap ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YAYLAGERİŞ
Samsun şehrinde, Tekkeköy ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GÖNDERİŞ
Gönderme işi.
BEDİRGERİŞ
Kastamonu şehrinde, İhsangazi belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ARAGERİŞ
Giresun ili, Tirebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DEVGERİŞ
Samsun ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
HİSARGERİŞ
Giresun kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KEMİKGERİŞ
Ordu ilinde, Akkuş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
İNCEGERİŞ
Giresun kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
ESİVERİŞ
Kimi kez, birbirinden habersiz iki ozanın, iki yazarın esinlenme sonucu sözlerinde, dizelerinde görülen birlik, benzeşme. (Bu, çalıntı sayılmaz.) bk. düşündeşlik.
KURUGERİŞ
Giresun kenti, Espiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFİ
Gösteriş, çalım, caka.
AYAKKABILIK
Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
AKSATA
Alışveriş.
ALENGİR
Hile, düzen, tuzak. Gösteriş, fiyaka.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ALAYİŞLİ
Gösterişli.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ASTARLIK
Astar olmaya elverişli (kumaş vb.).
AHZÜİTA
Alışveriş.
ARASTA
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
ALAYİŞ
Gösteriş, göz kamaştırma.
AKŞAMLAMAK
Bütün günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde geçirmek.
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.