ERİŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eriş" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. eriş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eriş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eriş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ERİŞİLEBİLİRLİK

14 harfli kelimeler

ERİŞTİREBİLMEK

13 harfli kelimeler

ERİŞİLEBİLMEK, ERİŞEBİLİRLİK, ERİŞTİREBİLME

12 harfli kelimeler

ERİŞİLEBİLME, ERİŞTİRİLMEK

11 harfli kelimeler

ERİŞTİRİLME, ERİŞEBİLMEK, ERİŞİLİRLİK

10 harfli kelimeler

ERİŞEBİLME, ERİŞKİNLİK, ERİŞTİRMEK

9 harfli kelimeler

ERİŞTELİK, ERİŞİLMEK, ERİŞTİRME

8 harfli kelimeler

ERİŞTELİ, ERİŞİLME, ERİŞİGLİ, ERİŞİKLİ

7 harfli kelimeler

ERİŞMİŞ, ERİŞBER, ERİŞGİL, ERİŞGİN, ERİŞGUN, ERİŞMEK, ERİŞLER, ERİŞKİN

6 harfli kelimeler

ERİŞME, ERİŞİF, ERİŞTA, ERİŞTE, ERİŞKİ, ERİŞİM, ERİŞTİ, ERİŞGİ, ERİŞEN, ERİŞEK, ERİŞİK

5 harfli kelimeler

ERİŞE

4 harfli kelimeler

ERİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ERİŞ

Erme işi.

ERİŞEBİLİRLİK

Bir taşınmaza, bir yerleşim yerine ya da bir yerleşim yerinin sunduğu kamusal işgörülere erişme olanağı, varış kolaylığı.

ERİŞİLMEK

Erişme işi yapılmak, ulaşılmak, yetişilmek.

ERİŞİLİRLİK

Bir gömüde, bir dizin terimine yollama yapan ortalama terim sayısı.

ERİŞTİRMEK

Erişmesini sağlamak.

ERİŞİLEBİLME

Erişilebilmek işi.

ERİŞTİRİLME

Eriştirilmek işi.

ERİŞTİREBİLME

Eriştirebilmek işi.

ERİŞTİREBİLMEK

Eriştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ERİŞEBİLME

Erişebilmek işi.

ERİŞİLEBİLİRLİK

Genel Ağ'da bir sayfanın ulaşılabilir olması. Hedef tüketicilerin pazara sunulan bir mal ya da hizmete, pazarın ulaşım koşullarında erişebilme düzeyi.

ERİŞEBİLMEK

Erişme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ERİŞTİRİLMEK

Eriştirme işi yapılmak.

ERİŞKİNLİK

Erişkin olma durumu, olgunluk, kâhillik.

ERİŞİLEBİLMEK

Erişilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ERİŞTELİK

Erişte yapmaya yarayan. Kıyılarda deniz yosunlarının hareketi engelleyecek biçimde çok olduğu yer.

  -   -   -  

Anlamında ERİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKŞAMLAMAK

Bütün günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde geçirmek.

ALAYİŞ

Gösteriş, göz kamaştırma.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

AKSİLİK

Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

AKSATA

Alışveriş.

AYAKKABILIK

Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).

ALAYİŞLİ

Gösterişli.

ASTARLIK

Astar olmaya elverişli (kumaş vb.).

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

AFİ

Gösteriş, çalım, caka.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

AFİLİ

Gösterişli, çalımlı.

ARASTA

Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ALENGİR

Hile, düzen, tuzak. Gösteriş, fiyaka.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

AHZÜİTA

Alışveriş.

AĞAÇ

Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.