ERGE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "erge" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. erge ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu erge ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde erge olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ERGEZLENMEK, ERGENLEŞMEK, ERGERLENMEK

10 harfli kelimeler

ERGENKİREZ, ERGENLEŞME, ERGENÇELİK, ERGENCELİK, ERGENSELİK, ERGENUŞAĞI, ERGESTEROL

9 harfli kelimeler

ERGENTÜRK, ERGENEKON

8 harfli kelimeler

ERGENLİK, ERGEÇİDİ

7 harfli kelimeler

ERGENSE, ERGENLİ, ERGENER, ERGENET, ERGENEK, ERGENCE, ERGEÇLİ

6 harfli kelimeler

ERGENE, ERGENM, ERGENÇ

5 harfli kelimeler

ERGEN, ERGEM, ERGEK, ERGEÇ

Bazı kelimelerin anlamları

ERGE

Yapının her çeşit tehlikeden korunması. Şımarık. Nazlı.

ERGESTEROL

Bira mayasında, bazı alglerde ve hayvan dokularında bulunan, ışık etkisiyle D vitaminine dönüşen bir sterol.

ERGEÇİDİ

Ağrı şehrinde, Tutak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ERGENLİK

Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.

ERGENUŞAĞI

Adana ilinde, Kozan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ERGENLEŞMEK

Döl verebilecek erişkin duruma gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek. Rüşdünü ispat etme yaşına gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek.

ERGEZLENMEK

Sarkıntılık etmek, dalga geçmek, yeşillenmek.

ERGERLENMEK

Erkek hayvan, dişisiyle çiftleşmek istemek.

ERGENTÜRK

Ordu şehrinde, Kumru ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ERGENEKON

Dağın en yüksek noktası, doruğu. Giresun ilinde, Tirebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ERGENCELİK

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler. Dul bir kadının, genç bir erkekle evlendiği zaman kocasına verdiği armağan, tazminat. Dul bir kadının evlendiği genç erkeğe verdiği hediye.

ERGENÇELİK

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.

ERGENLEŞME

Ergenleşmek işi veya durumu, büluğ.

ERGENSELİK

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.

ERGENSE

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.

ERGENKİREZ

Kızılcık.

  -   -   -  

Anlamında ERGE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ERİNLEŞME

Ergenleşme.

BÜLUĞ

Ergenleşme.

AMFİBİ

İki yaşamlılar. Yüzergezer.

GENÇLİK

Genç olma durumu. Genç insanların bütünü. Genç bir kimsenin tutumu, toyluk, deneyimsizlik. İnsan hayatının ergenlikle orta yaş arasındaki dönemi.

DEĞİŞTİRGE

Bir değişiklik yapılması için verilen önerge, tadil teklifi.

ENDEKS

Dizin. Gösterge.

ERİN

Ergen.

ERG

CGS sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 santimetre hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir. Büyük Sahra'da kumullarla örtülü bölge.

GERGEDAN

Gergedangillerden, sıcak ülkelerde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus).

GERGEDANGİLLER

Tek parmaklılar takımına giren gergedanları içine alan bir familya.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

BALİĞ

Ergen.

DİREKTİF

Yönerge.

ÇOCUKLUK

Çocuk olma durumu. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi. Çocukça davranış.

ÇADIR

Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

BELİRTKE

Soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, amblem. Gösterge. Bir konu hakkındaki açıklayıcı bilgilerin tümü.

ÇİZİM

Çizme işi. Bir şeklin belli bir kurala göre cetvel ve pergel yardımıyla çizilmesi işi. Çizilerek oluşturulmuş biçim.

ELEBAŞI

Kötü, olumsuz iş veya hareketlerde önder olan kimse, sergerde. Oyunda arkadaşlarına baş olan çocuk.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.