Sonu EPER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eper" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eper ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eper olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eper olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

SENEPER, YEKEPER, ZİLEPER

5 harfli kelimeler

ÇEPER, CEPER, HEPER, KEPER, TEPER

4 harfli kelimeler

EPER

Bazı kelimelerin anlamları

EPER

Işığa karşı bakıldığında kâğıt tabakasının yapısal görünümü.

SENEPER

Uyuşuk, sersem.

KEPER

Semer.

CEPER

Çit. Bahçe duvarı. (Bölükbaşı Selim Kars).

ZİLEPER

Şımarık (kadın için).

YEKEPER

İriyarı.

TEPER

1.İyi huylu. 2.Çaba, çalışkanlık. 3.Sakar, uğursuz, sataşkan kişi. 4.Yüreklilik. Onur, gurur. Güzel huy.

HEPER

Her zaman yiğit, yürekli olan kimse.

ÇEPER

Çit. Bağ çubuğu, çalı çırpı. Sebze bahçesi. Zar. Ahlaksız, huysuz, geçimsiz kimse.

  -   -   -  

Anlamında EPER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EPER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANAPLASMATACEAE

Riketsiya takımında bulunan, çeşitli omurgalıların alyuvarları içerisinde ve plazmasında parazitlenen, gimzayla boyalı preparatlarda kırmızımsı mor renkte cisimler biçiminde görülen bir bakteri ailesi. Etkenler doğal olarak geviş getirenlerde bulunmakta ve eklem bacaklı vektörler tarafından taşınmaktadır. Sığır, geyik, kuş ve kedilerde hastalığa neden olurlar. Bu ailede Aegyptianella, Anaplasma, Eperythrozoon ve Haemobartonella cinsleri bulunmaktadır.

ÇİT

Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

BUZYALAĞI

Yüksek dağlarda kalıcı kar ve buzulun birlikte oluşturduğu, arkası ve yanları dik, önü açık çember biçimli çukurluk. Yüksek dağlarda buzullarla kazılmış, dik çeperli, önünde bir eşik bulunan kazan biçimindeki derin oyuk.

TROTİNET

Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan çocuk oyuncağı.

ZAR

İnce perde ya da örtü. Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper. Car (II). Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılmış olan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı. İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar veya organ bölümleri, çeper.

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.

SIÇRAMA

Sıçramak işi. Ayaklarla, birdenbire yeri teperek kısa süre havaya yükselme.

SIÇRAMAK

Ayaklarla, birdenbire ve kuvvetle yeri teperek hızla yukarıya veya ileriye atılmak. Yerinden koparak hızla, parçalar durumunda savrulmak. Bir uyarı veya heyecan sebebiyle ürkerek birdenbire olduğu yerde doğrulur gibi sarsılmak. Yayılmak, bir yerden başka bir yere geçmek.

FITIK

İç organlardan bir parçanın, genel olarak bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık.

ÇEPERSİZ

Çeperi olmayan.

KUŞPALAZI

Çoğunlukla çocuklarda görülen, burun, boğaz, yutak çeperine yerleşen mikropların yol açtığı bulaşıcı hastalık, difteri.

ÇEPERİZ

Tehlikeli, karışık: Bizim işler çeperizleşti, içinden çıkılmaz.

BULLA

Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.

ÇEPERLİ

Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan.

ÇEPERLİK

Yağmurlu, çamurlu hava: Çeperlik olmadan harmanı kaldırsaydık. Çeper yapmaya elverişli çalı, diken, tahta gibi şeyler.

ANİLERİDİN

Meperidinden daha güçlü etkiye sahip ağrı ve öksürük kesici etkisi olan ilaç.

TERMOS

Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen, aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan, içine konan sıvının ısısını uzun süre koruyan kap.

APLANOSPOR

Kalın çeperli, kamçısı olmayan ve hareket edemeyen, sporangiyumlarda meydana gelen sporlar. Kalınca bir çeperle çevrili, kamçısı bulunmayan ve hareket edemeyen spor.

DAĞARCIK

Meşin torba. Bir müzik topluluğunun veya sanatçının hazırlamış olduğu parçalar, repertuvar. Bellek.