Kelimeler arşivinde; içinde "epey" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde epey bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu epey ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında epey olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TEPEYOLALTI
EPEYSODYON
TEPEYATAK
TEPEYURT
EPEYİCE
EPEYCE, EPEYCA, HEPEYH, HEPEYİ, KEPEYH, TEPEYH
EPEYİ
EPEY
EPEY
Az denmeyecek kadar, oldukça, hayli, epeyi, epeyce, epeyice.
EPEYİCE
Epey.
TEPEYH
Deli anlamındaki dölü sözcüğüyle birlikte kullanılır: Sen dölü müsün, tepeyh müsün?.
HEPEYİ
Epeyi.
EPEYSODYON
Antik Yunan tragedyasında koronun ezgileri arasındaki söyleşmeli bölüm. bk. oluntu. Antik tragedyalarda koro ezgileri arasında oynanan dialoglu bölüm. Ana olaya bağlı, onun daha iyi belirmesi için gerekli ikinci derecede olay. (Oluntu). Ekspresyonist ve epik oyunlarda görüntü bölümleri.
EPEYCE
Epey.
KEPEYH
Köpek.
TEPEYURT
Ankara ili, Gölbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Artvin ilinde, Arhavi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
EPEYCA
Bir hayli.
TEPEYOLALTI
Çorum kenti, Osmancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
HEPEYH
Ev ve dükkânların pencerelerindeki kapak, kepenk.
EPEYİ
Epey.
TEPEYATAK
Tokat ili, Gökçeli bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde EPEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİREYCE
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BAYA
Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.
KADINNİNE
Büyükanne. Yaşı epey ilerlemiş kadın.
ŞUNCA
Epey, çok. (şu'nca) Şu kadar, şu denli.
EPEİ
Epey, oldukça.
BASIKDIRMAK
Yatıştırmak: Yangını epeyce basıkdırdık.
BİREYCEM
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BAYACA
Epeyce, bir hayli, oldukça.
BİREYİCE
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BAYAKI
Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan. Hemen hemen. Epeyce, bir hayli, oldukça. Deminki, az önceki. Demin, az önce, şimdi.
BİRECEM
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BİRE
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde. Birer. Oğlan. Nisan. Bira. Pire. Bire!, Bireh!. Takke. (Cihangazi Bozüyük Bilecik). Hey! ey! be! aman!.
DÖNCÜNMEK
Bir şeyin çevresinde dönmek: Tepeyi döncündüm başım dödü.
BUNCA
Epey, çok. (bu'nca) Bu kadar, bu denli.
EPİCİME
Epeyce.
APİKALİS
Herhangi bir hücre, yapı veya organın üst veya uç kısmı. Tepeyle, uçla ilgili olan.
DİNEZİRMEK
Gözetlemek: Pencereden epey dinezirdim.
BİREYİ
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
YÜKSEKLİK
Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.