Kelimeler arşivi içinde; başında "emanet" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. emanet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu emanet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde emanet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EMANET
Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia. Can, ruh. Bir kimse ile birine gönderilen şey. Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer.
EMANETEN
Emanet olarak.
EMANETÇİLİK
Emanetçinin yaptığı iş.
EMANETÇİ
Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse. Bir görevi geçici olarak üstlenen.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMANET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYRE
Emanet, ariyet, ödünç.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
MUDİ
Bankaya para yatıran kimse. Emanet bırakan kimse.
VEDİA
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet. Kendine korunması, saklanması için eşya verilen kimsenin durumunu gösteren sözleşme.
İNAM
Emanet, vedia.
YEDİEMİN
Birden çok kişi arasında hukuki durumu çekişmeli olan bir malın, çekişme sonuçlanıncaya kadar emanet olarak bırakıldığı kimse.
MEVDU
Emanet edilmiş, verilmiş, bırakılmış.
ISMARLAMAK
Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek. Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek. Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek. Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek. Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek.
AMANAT
Eğreti, çürük, yıkılacak halde: Amanatmış, değmeden yıkıldı. Dülger, marangoz, demirci ve çiftçilerin kullandıkları testere, keser, balta, saban demiri, çizek gibi aygıtlar. Emanet. Emanet, bk. amanet. Emanet, bk. amanat.
ARATİ
Ödünç, eğreti, emanet.
AMANET
Emanet, bk. amanat. Emanet.
EMENET
Emanet.
AYRETİ
Emanet, ariyet, ödünç.
POSTA
Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer. Genellikle bu emanetleri götüren taşıt. Takım, kol. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü. Hizmet nöbetinde bulunan er. Kez, defa, sefer. Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılmış olan yolculuk. Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya.
EĞİŞMEK
Kıskanmak, inatlaşmak. Emanet etmek.
ŞEHREMİNİ
Osmanlı Devleti'nde Tanzimata kadar saray ve devlet yapılarının onarımına, haremin gider ve aylık işlerine bakmakla yükümlü kimse. Şehremanetinin başında bulunan kimse, belediye başkanı.
EGRETİ
İğreti, emanet.
DENYO
Dengesiz, deli bozuk. Emanet, rehin, tutu. Sersem, budala.
TESLİM
Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.
ELVEDA
Bir daha kavuşulmayacağı düşünülen bir şeyden ayrılırken kullanılan bir söz. Bir daha karşılaşılmayacak biçimde ayrılırken "Allah'a ısmarladık, Allah'a emanet olun" anlamlarında kullanılan bir söz.