Kelimeler arşivi içinde; başında "elme" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. elme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu elme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde elme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ELMEKLEMEK
ELMENLİK
ELMEBAŞ, ELMELİK, ELMENDE
ELMEK, ELMEN
ELME
ELME
Elma.
ELMELİK
Semiz otu. Gümüşhane ili, Kelkit ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ELMENLİK
Bir kimseye, bir taşınmazın iyesi olmaksızın, ondan yararlanma hakkı veren tüze kuralı.
ELMEN
İyesi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan kişi, elde tutan, eldeci.
ELMEBAŞ
Ağız tarafı geniş ve kabarık, horoz tarafı dar olan av tüfeği.
ELMEKLEMEK
El ile yoklamak.
ELMENDE
Beceriksiz.
ELMEK
Elektronik posta.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞILAŞMAK
Ağılı duruma gelmek.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
AĞDALANMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
AÇIKLAŞMAK
Açık duruma gelmek. Rengi açılmak.
AĞAÇLANMAK
Ağaçlı duruma gelmek.
ADLAŞMAK
Ad durumuna gelmek, isimleşmek.
AKIŞKANLAŞMAK
Akışkan duruma gelmek.
AĞAÇLAŞMAK
Ağaç durumuna gelmek.
AĞMAK
Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.
AFACANLAŞMAK
Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.
ACARLAŞMAK
Acar duruma gelmek.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
AKÇILLANMAK
Akçıl duruma gelmek, rengi atmak veya atmış gibi olmak.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AKLAŞMAK
Ak duruma gelmek, ağarmak, beyazlaşmak.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.