Kelimeler arşivi içinde; başında "ellenme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ellenme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ellenme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ellenme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ELLENME
Ellenmek işi.
ELLENMEK
Bir şeye elle dokunulmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELLENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇELMELENMEK
Çelme takılmak. Bir iş veya kimse engellenmek, baltalanmak.
ZARTA
Yellenme.
TELLENME
Tellenmek işi.
OSURUK
Yellenme.
DİNAMİTLENMEK
Dinamitle havaya uçurulmak. Engellenmek.
OSURMAK
Yellenmek.
KÖSTEKLENMEK
Ayağına köstek vurulmak. Ayağına bir engel takılarak düşer gibi olmak veya düşmek. Bir iş yürümez duruma getirilmek, engellenmek.
PARSELLENME
Parsellenmek işi.
ANTİLÜTEOLİZİS
Sarı cismin yapı ve görev olarak geriletilmesinin engellenmesi.
KARANTİNA
Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer.
YELLENME
Yellenmek işi.
CARTA
Yellenme.
GÖLGE
Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.
YASAKLANMAK
Yasak edilmek, yapılmaması buyrulmak veya istenmek, yapılması engellenmek, önlenmek, menedilmek, alıkonulmak.
TEYELLENME
Teyellenmek işi.
SERBEST
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).
GÖLGELENMEK
Gölgeli duruma girmek. Buğulanmak. Değerinin bilinmesi engellenmek.
ÖZGÜR
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Başkasının kölesi olmayan, hür. Tutuklu olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar.
ÇEĞMELLENME
Çeğmellenmek işi.
TEMELLENME
Temellenmek işi.