Kelimeler arşivi içinde; sonunda "elke" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu elke ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında elke olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde elke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ELKE
Bakır su kovası.
ÇELKE
Üstü açık, çalılarla ve taşlarla çevrilmiş ağıl. Kuyu bileziği. Çalı duvarı. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Evlerin, hanay bölümünün önünde bulunan yemek ve ekmek pişirme siperliği. (Körküler Yalvaç Isparta).
CELKE
1.Yele. Ense.
KELKE
Kova.
YELKE
Yele. Dağın doruğa yakın bölümü. Küçük tepe. Boyunduruğun hayvan ensesine gelen yeri. Tütün yaprağının kıyısı. Saç. Kandırmaca. Atılmış pamuk. Balık yüzgeci.
HELKE
Bakırdan yapılmış olan bakraç, kova.
BELKE
Belki. Belki, dahi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
CAMADAN
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.
APAZLAMAK
Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.
BRİK
İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.
DONANIM
Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara vb. manevra araçları. Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler. Tesisat.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
BORİNA
Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
ÇÖRDEK
Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.
AYIBACAĞI
Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi.
FLOK
Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken.
ELLİK
Eldiven. Yelken dikenlerin kullandığı, madenî yüksüğü olan meşin eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven biçiminde, tahtadan yapılmış olan bir araç.
BASTİKA
Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.
BABAFİNGO
Yelkenli gemilerde direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm.
BARÇA
Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.
ÇEKTİRİ
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme.
CÖNK
Saz şairlerinin, kendilerinin veya başkalarının şiirlerini derledikleri, uzunlamasına açılan, deri kaplı defter, sığırdili. Büyük yelkenli gemi.
ARİYA
Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.