Kelimeler arşivi içinde; sonunda "elif" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu elif ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında elif olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde elif olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MUHTELİF
LAMELİF, NAHELİF
TELİF, GELİF, KELİF, MELİF
ELİF
ELİF
Arap alfabesinin ilk harfinin adı.
KELİF
Bağ evi, kulübe. Çardak, yazın çalıdan yapılan küçük barınak. Kerpiç dökme kalıbı. Kır kulübesi. Arı kovanı. (Yeşilköy Gelendost Isparta). Kamış fırın örtüsü. (Yenice Gelendost Isparta).
NAHELİF
Güldürücü, eğlendirici konuşan kimse.
MELİF
Taze.
TELİF
Uzlaştırma. Kitap yazma. Telif hakkı. Yazarın kendisinin kaleme aldığı.
LAMELİF
Dolambaçlı. Eğri büğrü, çarpık.
GELİF
Tuğla, kerpiç, kiremit kalıbı. Tarla, bağ ve bahçelerde yapılan basit bekçi kulübesi. Gelmiş.
MUHTELİF
Çeşit çeşit, çeşitli. Zıt, birbirini tutmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELİF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RÖYALTİ
Telif hakkı.
AYRIŞIK
Ayrışmış olan. Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen. Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.
GABADAYI
Yakışıklı delikanlı. Kabadayı: Esgerriyhden gelif deyin nenceri gabadayı gabadayı gezer.
FLORESANLIK
Kimi cisimlerin ışık ve röntgen ışınlarına maruz bırakıldıklarında kendiliklerinden muhtelif renkte ışıklar yayma özelliği.
DIRNOY
Akılsız, düşüncesiz: Dırnoy Veli gene gelifdi.
TANIMLIK
Arapçada addan önce gelerek onun belirli olduğunu gösteren elif ve lam harfleri, harfitarif.
EBCED
Arap elifba (abece) sının özel bir düzeni. Şöyle okunurdu: Ebced, hevvez, hutti, kelemen, sa'fes, karaşet, sahaz, dazıglen... Her harfine sırasıyla birer sayı değeri verilmişti. Bu değerler, Osmanlıca okunuşu ile şöyle idi: (...). Bundan yararlanarak divan ozanları tarih düşürürlerdi; yani savaş, doğum, ölüm., gibi önemli olayların tarihlerini sözcüklerle, dizelerle belirtirlerdi, bk. tarih düşürme.
SÜNGÜ
Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah. Mezar başına nişan olarak dikilen sırık. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlayan demir çubuk. Kavlakları düşürmek için kullanılan sivri uçlu, uzun çelik çubuk. Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. Ense. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Eski meddahlarda kendilerini korumak için bulunan büyük kama. Bu süngüye elif de denirdi.
DIĞDI
Saç örgülerinin ucundaki örülmemiş saçların ince ince örülerek bağlanması. Çok: Bizim ekin dığdı gibi çıkmış. Uzak akraba: Elif onun dığdığının dığdısı. Tarla kuşu. Örgü: Bu çorabın dığdısı oldukça güzel. İplikten örülen ve çorabın üst tarafına dikilen, çorabı bağlamaya yarayan bağ. Düğüm.
TÜRLÜ
Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.
SIPARA
Elifba ya da Kuran'dan bölünmüş sureler yazılı küçük cüzler. Cüz, risale, Kur'anın cüz'lerinden her biri.