Kelimeler arşivi içinde; sonunda "elik" olan, toplam 478 adet kelime bulunmaktadır. Sonu elik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında elik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde elik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GERDANİYEBUSELİK, DEĞERLENDİRMELİK, HIRKATEPESİDELİK
İMPARATORİÇELİK, MUHAYYERBUSELİK
ARAZBARBUSELİK, KAYINVALİDELİK, SULTANİBUSELİK
BANKERZEDELİK, BAŞHEMŞİRELİK, BAYATİBUSELİK, HARİKULADELİK, RAMAZANİYELİK, SANTİMETRELİK, ŞEHNAZBUSELİK, DÜŞÜNDÜRMELİK, DÜZGÜNGİNELİK, HEKTOLİTRELİK, SANTİLİTRELİK
FEVKALADELİK, HİSARBUSELİK, MAHURBUSELİK, MÜREBBİYELİK, TAHİRBUSELİK, TIMARHANELİK, BAŞDELEGELİK, ÇÜRÜMENCELİK, DEKALİTRELİK, DEKAMETRELİK, DESİLİTRELİK, DESİMETRELİK, İLİŞMEZCELİK, KİLOMETRELİK, MİLİLİTRELİK, MİLİMETRELİK, TEMİZGİNELİK
ACEMBUSELİK, ANNEANNELİK, ASİLZADELİK, BELEDİYELİK, BİRLİKTELİK, BİTEVİYELİK, DEJENERELİK, GÖSTERMELİK, İFTARİYELİK, MÜSVEDDELİK, NEVABUSELİK, PEJMÜRDELİK, SABABUSELİK, SANDALYELİK, SERGERDELİK, ŞANSÖLYELİK, AMMONOTELİK, BABAANNELİK, BELLEMCELİK, BELLENCELİK, BENZETMELİK, BİLMEZCELİK, DEDİĞİNELİK, DİNLENMELİK, EVLADİYELİK, FERFENDELİK, GEÇMİŞTELİK, GİZLENCELİK, GÖNDERMELİK, GÖSTERGELİK, Devamını Oku »»
ALELADELİK, BESLEMELİK, BEYHUDELİK, BEYZADELİK, BONFİLELİK, ÇALÇENELİK, ÇİNGENELİK, EĞLENCELİK, GÖRÜMCELİK, HEMŞİRELİK, HERGELELİK, KRALİÇELİK, KRUPİYELİK, MAHKEMELİK, MEZBELELİK, ÖĞRENCELİK, PALMİYELİK, PESPAYELİK, RENCİDELİK, SAZENDELİK, SÜPÜRGELİK, ŞAİRANELİK, ŞEHZADELİK, ŞEMSİYELİK, ŞÖVALYELİK, TEKDÜZELİK, YERİNDELİK, YÖNETMELİK, SÜTANNELİK, ABDÜLMELİK, Devamını Oku »»
ACENTELİK, AHESTELİK, ALLAMELİK, ALÜFTELİK, AŞÜFTELİK, BAKİRELİK, BİÇARELİK, CARİYELİK, DELEGELİK, DİVANELİK, DÖŞEMELİK, ELBİSELİK, ENGEBELİK, ERİŞTELİK, ERKETELİK, FAHİŞELİK, FERACELİK, GAZETELİK, GEVEZELİK, GÖÇEBELİK, GÖRECELİK, HADEMELİK, HAFİYELİK, HALİFELİK, HAMİLELİK, HARABELİK, HEDİYELİK, KADİFELİK, KEKEMELİK, KEPAZELİK, Devamını Oku »»
ABONELİK, AMELELİK, ASUDELİK, AŞURELİK, ATAŞELİK, AVARELİK, AZADELİK, BAHÇELİK, BELGELİK, BESTELİK, BİLGELİK, ÇEKMELİK, ÇEVRELİK, DENGELİK, DİKMELİK, DÖVMELİK, FİTNELİK, GEÇMELİK, GİRMELİK, GÖLGELİK, GÜBRELİK, GÜNCELİK, GÜNDELİK, KAHPELİK, KAİMELİK, KAYMELİK, KEKRELİK, KEMRELİK, KESMELİK, KİRVELİK, Devamını Oku »»
AİLELİK, ANNELİK, BÖKELİK, BUSELİK, CÜCELİK, DEDELİK, DEVELİK, ERSELİK, FİDELİK, GEBELİK, GECELİK, GÖRELİK, HANELİK, HECELİK, İBNELİK, İĞNELİK, İNCELİK, İZBELİK, KEKELİK, KÖLELİK, KÖSELİK, KÜFELİK, KÜPELİK, MEŞELİK, METELİK, MEZELİK, MÜZELİK, NİCELİK, NİTELİK, ÖNCELİK, Devamını Oku »»
EBELİK, EFELİK, İYELİK, ÖKELİK, ÖZELİK, ÜYELİK, AVELİK, EGELİK, EĞELİK, ERELİK, EŞELİK, EVELİK, İÇELİK, İMELİK
BELİK, ÇELİK, DELİK, HELİK, KELİK, MELİK, CELİK, FELİK, GELİK, LELİK, NELİK, PELİK, SELİK, TELİK, YELİK
ELİK
ELİK
Dağ keçisi.
BANKERZEDELİK
Bankerzede olma durumu.
RAMAZANİYELİK
Ramazanda iftar ve sahurda yenmek için alınan yiyecekler.
HIRKATEPESİDELİK
Nevşehir şehri, Hacıbektaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DEĞERLENDİRMELİK
Yeniden yol yapımı, önündeki yolun asfaltlanması ve benzeri nedenlerle değerleri arttırılmış olan binalardan alınan vergi.
ŞEHNAZBUSELİK
Klasik Türk müziğinin eski makamlarından birinin adı.
BAŞHEMŞİRELİK
Başhemşire olma durumu. Başhemşirenin yaptığı iş.
ARAZBARBUSELİK
Türk müziğinde bir birleşik makam.
İMPARATORİÇELİK
İmparatoriçe olma durumu.
GERDANİYEBUSELİK
Gerdaniye makamı ile buselik beşlisinden oluşan bir birleşik makam.
SANTİMETRELİK
Belli bir santimetre uzunluğunda olan. Dalga boyu bir ile on santimetre arasında değişen radyo dalgaları gölgesi.
BAYATİBUSELİK
Bayati makamının buselik beşlisi veya dörtlüsü ile sona ermesinden oluşan bir birleşik makam.
HARİKULADELİK
Olağanüstülük.
MUHAYYERBUSELİK
Türk müziğinde bir makam.
SULTANİBUSELİK
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
KAYINVALİDELİK
Kayınvalide olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AMELE
Gündelikle çalışan işçi.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ARDA
İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AJUR
Delikli örgü, gözenek.
APTALCA
Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.
AMAÇLI
Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ALAMETİFARİKA
Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ARMADURA
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.