ELET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "elet" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. elet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu elet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde elet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ELETİVERMEK

9 harfli kelimeler

ELETGASET, ELETGESET, ELETTİRİK

7 harfli kelimeler

ELETMEK

6 harfli kelimeler

ELETEK, ELETKİ, ELETME

4 harfli kelimeler

ELET

Bazı kelimelerin anlamları

ELET

Arapça kökenli âlet: alet; cins, tür.

ELETEK

Çocukların bilya oyununda, bilye bir engele rastlarsa, bu söz kullanılır.

ELETİVERMEK

İletmek, götürmek.

ELETME

Eletmek işi.

ELETGASET

Çarçabuk, tezelden: Ahmet atla geldi, eletgeset geri döndü.

ELETKİ

Çift süren öküzleri hızla yürütmek için kullanılan ucu çivili sopa. (Kemalpaşa İzmir).

ELETTİRİK

Elektrik.

ELETMEK

Eleme işini yaptırmak. İletmek, götürmek. Getirmek, götürmek. Götürmek, iletmek. İletmek, göndermek. İletmek, götürmek veya getirmek. İletmek. Götürmek, iletmek, ulaştırmak.

ELETGESET

Çarçabuk, tezelden: Ahmet atla geldi, eletgeset geri döndü.

  -   -   -  

Anlamında ELET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KADİT

Çok zayıf. İskelet. Güneşte veya hafif alevde kurutulmuş et.

ÇERÇEVELETME

Çerçeveletmek işi.

MERCAN

Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan, mercan balığı (Corallium rubrum). İzmaritgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de bulunan, açık kırmızı renkte, eti beğenilen bir balık, mercan balığı (Pagrus pagrus). Bu maddeden yapılmış. Bu hayvanın iskeletinden elde edilen ve süs eşyaları yapımında kullanılan madde.

KADRO

Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. Bu çizelgedeki yer. Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip. Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm.

KONSOLİDASYON

Süreletme. Firmaların tüzel kişiliklerinin ortadan kaldırılarak yeni bir tüzel kişilikte birleştirilmesi. Yapıları benzer durumda olan nesnelerin birleştirilmesi.

İNCELETİŞ

İnceletme işi.

HECELETME

Heceletmek işi.

EŞİTLİK

İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.

İNCELETME

İnceletmek işi.

KAFES

Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

ÇATI

Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

KAKULE

Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu.

ÇATMA

Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.

PARKELETME

Parkeletmek işi.

KEMİRDEK

Kuyruğun iskeleti.

KESELETME

Keseletmek işi.

BELETME

Beletmek işi.

MORATORYUM

Erteletim.

KABURGA

Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.