Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ekli" olan, toplam 153 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ekli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ekli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ekli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIRKKEPENEKLİ, YUKARIÇİÇEKLİ
KÜÇÜKSİNEKLİ
EKSİKETEKLİ, EVSÜKETEKLİ, MİNİÖLÇEKLİ
ÇEKİRDEKLİ, TEKERLEKLİ, ZEMBEREKLİ, AKPÜRÇEKLİ, ÇEKİŞMEKLİ, HERKENEKLİ, HÖNKÜREKLİ, HÖYKEREKLİ, İRİÖLÇEKLİ, MERCİMEKLİ, SEĞRİCEKLİ, SEYRİCEKLİ, YERİNCEKLİ
ÇÖKELEKLİ, GELENEKLİ, GÖRENEKLİ, GÖZENEKLİ, ÖRÜMCEKLİ, VERECEKLİ, YETENEKLİ, BÜNELEKLİ, DÖRTTEKLİ, EŞÖZDEKLİ, HÖKELEKLİ, HÖKEREKLİ, KEPENEKLİ, VİRECEKLİ
DESTEKLİ, GERÇEKLİ, GÖMLEKLİ, İPOTEKLİ, KÖSTEKLİ, MERCEKLİ, ÖDENEKLİ, PÜRÇEKLİ, ŞİMŞEKLİ, TÜMSEKLİ, BELLEKLİ, BÖBREKLİ, BÜRÇEKLİ, ÇÖMLEKLİ, DERNEKLİ, DİRSEKLİ, DÖKNEKLİ, EFELEKLİ, ESİREKLİ, EVECEKLİ, GEVREKLİ, GÖVREKLİ, GÜÜNEKLİ, HÖKLEKLİ, KESTEKLİ, LEYLEKLİ, MENCEKLİ, MERTEKLİ, ÖKELEKLİ, ÖTÜREKLİ, Devamını Oku »»
BENEKLİ, BEZEKLİ, BÖCEKLİ, ÇENEKLİ, ÇİÇEKLİ, DİREKLİ, DÖŞEKLİ, ERKEKLİ, FİŞEKLİ, GEREKLİ, GÖBEKLİ, İSTEKLİ, KEPEKLİ, KESEKLİ, KÖPEKLİ, ÖLÇEKLİ, SÜBEKLİ, SÜREKLİ, YEDEKLİ, YEMEKLİ, YÜREKLİ, BEBEKLİ, BECEKLİ, BELEKLİ, BİÇEKLİ, BİNEKLİ, BÖLEKLİ, BÖREKLİ, CEREKLİ, ÇİLEKLİ, Devamını Oku »»
EMEKLİ, İPEKLİ, EREKLİ, ETEKLİ, ODEKLİ, ÖDEKLİ, ÖREKLİ, ÖZEKLİ
TEKLİ, BEKLİ, CEKLİ, DEKLİ, SEKLİ, ŞEKLİ, YEKLİ
EKLİ
EKLİ
Eklenmiş olan. Eki olan.
YUKARIÇİÇEKLİ
Adana kenti, Yüreğir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇEKİŞMEKLİ
Kavgalı.
TEKERLEKLİ
Tekerleği olan, tekerli.
EVSÜKETEKLİ
Kadın.
HÖYKEREKLİ
Çalımlı, gösterişli kişi.
ZEMBEREKLİ
Zembereği olan.
AKPÜRÇEKLİ
İhtiyar kadın.
KIRKKEPENEKLİ
Tekirdağ kenti, Muratlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇEKİRDEKLİ
Çekirdeği olan, içinde çekirdeği bulunan.
HÖNKÜREKLİ
Çalımlı, gösterişli kişi.
KÜÇÜKSİNEKLİ
İstanbul ili, Sinekli bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
MİNİÖLÇEKLİ
Çok küçük, yalnız minigözlerle görülüp ölçülebilen (özdek).
EKSİKETEKLİ
Kadın.
İRİÖLÇEKLİ
Duyu organlarımızla doğrudan algılanabilir boyutta olan.
HERKENEKLİ
Çok eski elbiseli kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
ADAYAVRUSU
İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AJURLU
Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AKBUĞDAY
Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AHBAPÇA
Dostça, içten, teklifsizce.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.