İçinde EKME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ekme" olan, toplam 130 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ekme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ekme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ekme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GERÇEKMEDÜZLER, KÖPEKMENEKŞESİ

13 harfli kelimeler

EKMEKÇEKECEĞİ, GEREKMEZCİLİK, PEKMEZLİÇORBA, PEKMEZTOPRAĞI

12 harfli kelimeler

BÜYÜKÇEKMECE, KÜÇÜKÇEKMECE, EKMEKTAHTASI, ERKEKMENTEŞE, KUŞKUŞEKMEĞİ, PEKMEZKÖPÜĞÜ, PEKMEZTAVASI, TAVŞANEKMEĞİ, YUKARIÇEKMEZ

11 harfli kelimeler

KARGASEKMEZ, KÖPEKMEMESİ, PEKMEZCİLİK, TEKMELENMEK, DÖĞMEPEKMEZ, EKMEKKAPAĞI, EKMEKPASASI, PEKMEZCİLER, TEKMEKAYRAK, TÖNGEREKMEK, YAZIMEKMEĞİ, YAZMAEKMEĞİ, YEKMELENMEK

10 harfli kelimeler

PEKMEZKEFİ, TEKMELEMEK, TEKMELENME, ÇEVREÇEKME, EKMEKÇİLER, EKMEKÇİLİK, EKMEKETEĞİ, EKMEKLEMEK, KEÇEÇEKMEK, SEKMEDİKME, SİNİEKMEĞİ, ŞINAÇEKMEK, TEREEKMEĞİ

9 harfli kelimeler

ÇEKMECELİ, KUŞEKMEĞİ, PEKMEZLİK, TEKMELEME, BEKMEZCİK, DAŞEKMEĞİ, GEVREKMEK, GOLÇEKMEK, KEKMETMEK, KOLÇEKMEK, KUŞEKMEYİ, SEKMENCİL, TAŞEKMEĞİ

8 harfli kelimeler

ÇEKMELİK, EKMEKLİK, EKMEKSİZ, GEREKMEK, PEKMEZCİ, PEKMEZLİ, BİREKMEK, BOYÇEKME, CIZEKMEK, ÇAPÇEKME, ÇÖZEKMEK, DİREKMEN, DİZEKMEK, EKMEKCİK, EKMEKEVİ, EKMEKLIH, ELÇEKMEK, ELEKMEĞİ, ENEKMENE, FENEKMEK, FİCEKMEK, GÖLEKMEK, İŞÇEKMEK, KOREKMEK, KÖREKMEK, PEKMEZAL, SEKMECİK, SEKMENLİ, SELEKMEK, SÖBEKMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ÇEKMECE, ÇEKMELİ, EKMEKÇİ, GEREKME, ADÇEKME, BÜEKMEK, EKMEKLİ, EKMEKSİ, ELEKMEK, EREKMEK, İLEKMEN, İREKMEK, YEKMETİ

6 harfli kelimeler

ÇEKMEK, PEKMEZ, SEKMEK, SEKMEN, BEKMEK, BEKMEZ, DEKMEK, EKMEMİ, EREKME, GEKMEÇ, GEKMEK, HEKMET, KEKMEK, LEKMEK, SEKMEÇ, TEKMEK, TEKMEN, YEKMEK

5 harfli kelimeler

ÇEKME, EKMEK, SEKME, TEKME, DEKME, EKMEG, EKMEL, GEKME

4 harfli kelimeler

EKME

Bazı kelimelerin anlamları

EKME

Ekmek işi.

PEKMEZTOPRAĞI

Pekmez kaynatma işlemi sırasında kullanılan beyaz toprak. (Küçükkabaca Uluborlu, Uluğbey Senirkent Isparta).

GERÇEKMEDÜZLER

(Scyphozoa),en iyi bilinen türüdür.

PEKMEZTAVASI

İçinde pekmez kaynatılan büyük kap. (Küçükkabaca UIuborlu Isparta Kemalpaşa İzmir).

TAVŞANEKMEĞİ

Kızılcık ağacının taze yaprağı.

EKMEKTAHTASI

Üzerinde yufka ya da ekmek yapılan özel tahta. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

KÖPEKMENEKŞESİ

Sarmaşık türünden bir çeşit bitki.

BÜYÜKÇEKMECE

İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

ERKEKMENTEŞE

Menteşenin sivri yeri. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

KÜÇÜKÇEKMECE

İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

YUKARIÇEKMEZ

Sinop ilinde, Dikmen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

PEKMEZLİÇORBA

Aşure.

EKMEKÇEKECEĞİ

Fırından ekmek çekmekte kullanılan ağaç kürek. (Gerze Sinop).

GEREKMEZCİLİK

İnsanın istenç özgürlüğünü saltıklaştırarak, gerçekte bilimin temeli olan gerekirciliği ve nedenselliğin genel geçerlilik niteliğini yadsıyan öğretilerin genel adı.

PEKMEZKÖPÜĞÜ

Açık kahverengi. Bu renkte olan. Kula ile doru arasında bir at donu.

KUŞKUŞEKMEĞİ

Bir ilkbahar bitkisi, madımak.

  -   -   -  

Anlamında EKME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

BAHARATLANDIRMAK

Baharat ile süslemek, lezzetlendirmek, baharat ekmek.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AT

Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.

AĞDALIK

Pekmez yapılmış olan üzüm.

BANAK

Ekmek parçası, lokma.

ATACILIK

Uzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm.

BARFİKS

Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı.

ARPA

Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri.

BAĞIŞLAMAK

Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

AHLAMAK

İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

AKBUĞDAY

Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.

BAZLAMA

Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.

BENZEŞEN

Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi.

AVUKAT

Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.