Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eklenme" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eklenme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eklenme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eklenme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇEKİRDEKLENME
ÖRÜMCEKLENME
DESTEKLENME, DİRSEKLENME, KÖSTEKLENME, PÜRÇEKLENME, ŞİMŞEKLENME, ZEVZEKLENME
KESEKLENME, KEPEKLENME, İSTEKLENME, GÖBEKLENME, ERKEKLENME, BÖCEKLENME, YÜREKLENME, YELEKLENME, SİNEKLENME, ÖRNEKLENME, KÖPEKLENME
ÖBEKLENME
BEKLENME
EKLENME
EKLENME
Eklenmek işi.
İSTEKLENME
İsteklenmek işi.
KÖSTEKLENME
Kösteklenmek işi.
GÖBEKLENME
Göbeklenmek işi.
PÜRÇEKLENME
Pürçeklenmek işi.
DİRSEKLENME
Dirseklenmek işi.
ŞİMŞEKLENME
Şimşeklenmek işi.
ÇEKİRDEKLENME
Çekirdeklenmek işi.
YÜREKLENME
Yüreklenmek işi.
BÖCEKLENME
Böceklenmek işi.
ZEVZEKLENME
Gevezelenme.
DESTEKLENME
Desteklenmek işi.
KESEKLENME
Keseklenmek işi.
KEPEKLENME
Kepeklenmek işi. Derinin epitel tabakalarının kalınlaşması ve pul pul dökülmesi durumu.
ÖRÜMCEKLENME
Örümceklenmek işi.
ERKEKLENME
Erkeklenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKLENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BURGAÇ
Beklenen hızından farklı bir biçimde ve beklenmeyen yönlerden gelen şiddetli hava akımı, türbülans.
BATARYA
En küçük topçu birliği. Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. Pil.
ÇIKAGELMEK
Beklenmedik bir zamanda gelmek.
AYGIT
Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
BÖCELENMEK
Tahıl böceklenmek.
BİNMEK
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.
CİCİM
Ensiz olarak dokunmuş parçaların yan yana eklenmesiyle oluşan, perde veya örtü olarak kullanılan nakışlı ince kilim.
CESARETLENME
Cesaretlenmek işi, yüreklenme, yiğitlenme.
BİTMEK
Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.
BEKLENMEDİK
Beklenmeyen, umulmayan. Birdenbire, ansızın olan.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
BASKIN
Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.
BEKLENME
Beklenmek durumu.
BEKLENMEZ
Beklenmeyen, umulmayan durumda olan.
BEKLENMEZLİK
Beklenmeme durumu.
ÇAKINTI
Şimşek çakması, parlaması. Ani buluş, düşünce, beklenmeyen söz veya davranış.
CESARETLENMEK
Yılgınlığı gitmek, yüreklenmek, yiğitlenmek.
BEKLENİLMEK
Beklenmek.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.