Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ece" olan, toplam 145 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ece ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ece olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ece olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BÜYÜKÇEKMECE, KÜÇÜKÇEKMECE, DEĞİŞTİRMECE, DÜZDEĞİŞMECE, SÖYLETMEMECE
KESTİRMECE, YÜZLEŞMECE, AŞAĞIEKECE, BELLETMECE, DİRİLTMECE, DÖNDÜRMECE, GÜNDÜZLECE, SİNNENMECE, TEPELEMECE
MAHALLECE, ŞİŞİRMECE, ŞÖVALYECE, YÜZLEMECE, BİLMEMECE, ÇİNGENECE, DEĞİNMECE, DİNLEMECE, GÖTEŞMECE, POLEPİECE
ÇEYHMECE, DÜRTMECE, EVİRMECE, İZMELECE, PİYADECE, PUNARECE
BİLGECE, BİLMECE, BÖYLECE, BÜNYECE, ÇEHRECE, ÇEKMECE, ÇELMECE, DÜRMECE, DÜZMECE, GÖRMECE, GÜLMECE, İDARECE, KAHPECE, KESMECE, ÖRTMECE, SEÇMECE, SİLMECE, ZÜPPECE, BEYLECE, BEZMECE, BÜLMECE, BÜZMECE, ÇEHMECE, DELMECE, DERMECE, DİKMECE, DÖKMECE, DÖNMECE, DÜTMECE, GERMECE, Devamını Oku »»
AİLECE, DERECE, GÖRECE, İÇMECE, KORECE, ÖYLECE, SADECE, TAZECE, BELECE, BÖLECE, DELECE, DEMECE, DİMECE, DİŞECE, EGMECE, ENSECE, EVTECE, EYLECE, EYMECE, GARECE, GEBECE, GELECE, GÖNECE, GÖZECE, GUNECE, GÜLECE, GÜNECE, GÜRECE, HERECE, HORECE, Devamını Oku »»
ABECE, EFECE, İMECE, ADECE, EBECE, ECECE, EGECE, EĞECE, EKECE, ELECE, İNECE, ÖLECE, ÖMECE, ÜMECE, ÜSECE
GECE, HECE, NECE, BECE, CECE, MECE, PECE, SECE, TECE
ECE
ECE
Kraliçe. Güzel kadın.
MAHALLECE
Mahallede oturanlar tarafından. Mahallede oturanlar olarak hep birlikte.
DİRİLTMECE
Unutulmuş, ölmüş sayılan eski bir sözcüğü yeniden kullanarak ona yaşama olanağı kazandırma.
SÖYLETMEMECE
Söyletmeksizin.
SİNNENMECE
Saklambaç oyunu.
GÜNDÜZLECE
Günlük vazife, gündelik, bir günlük rızık.
DÜZDEĞİŞMECE
Benzetme ilgisi bulunmaksızın, neden-sonuç gibi türlü ilişkilerle bir sözcüğün başka bir sözcük yerinde kullanılması sanatı, bk. değişmece. Birçok türleri vardır: a. Kabı, içindekinin yerinde kullanma. Ör. Sobayı yaktım. b. Sonucu, nedenin yerine kullanma. Ör. Bereket yağıyor. c. Bütünü parçanın yerine kullanma. Ör. Tırnağımı kestim. ç. Geneli, özelin yerine kullanmak: At yerine hayvan demek gibi. Ör. Hayvanı eyerlemek. d. Aracın, yaptığı iş yerine kullanılması. Ör. Türk dili e. Somut adı soyut kavram yerine kullanmak. Ör. Onun kolu uzundur.
DEĞİŞTİRMECE
Ulusal ya da uluslararası karşılaşmalarda takımların karşılıklı olarak birbirlerinin kent ya da ülkelerine giderek karşılaşma yapmaları. Bir takımın karşılaşma için kendi kent ya da ülkesinin dışına gitmesi. Bir takımda yer alan oyuncuların oyun biçimi gereği yer değiştirmesi.
TEPELEMECE
Tepe biçimi oluşturacak denli dolu.
BELLETMECE
Yapma bir düzen içinde birtakım çağrışımlar ile belleği güçlendirme yolu.
AŞAĞIEKECE
Şanlıurfa kenti, Ovacık nahiyesine bağlı bir bölge.
KESTİRMECE
Yaklaşık, tahminî. (kesti'rmece) Kısa yoldan, kısaca.
KÜÇÜKÇEKMECE
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
BÜYÜKÇEKMECE
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
DÖNDÜRMECE
Her koşanın son sözcüğünü, sonraki koşanın ilk sözcüğü yapma biçiminde ortaya çıkan bir divan yazını söz sanatı. Ör. / Ey vücud-i kâmilin esrar-i hikmet masdarı / Masdarı zatın olan eşya sıfatın mahzarı / Mahzarı her hikmetin sensin ki kilk-i kudretin / Safha-i eflâke nakşetmiş hutut-i ahteri / Ahteri mes'ut olan oldur ki tab-i pâk ilen / Kaabil-i feyz ola lütfundan safa-yı cevheri. (Fuzuli).
YÜZLEŞMECE
Yüz yüze gelerek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ECE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ABİYE
Gece kıyafeti.
ACELECİLİK
Aceleci olma durumu, ivecenlik.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AĞARTI
Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.