ECE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ece" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. ece ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ece ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ece olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

ECEREMÜK, ECELBABA

7 harfli kelimeler

ECEABAT, ECEOĞLU

6 harfli kelimeler

ECEYİF, ECEVİT, ECENUR, ECENEZ, ECEMÜK, ECEMİŞ, ECELLÜ, ECELER, ECELEM, ECEKÖY, ECEKAN, ECEBAY, ECEHAN, ECEGÜL, ECEBEY

5 harfli kelimeler

ECELE, ECEMİ, ECENE, ECECE, ECEBE

4 harfli kelimeler

ECEL, ECET, ECEŞ, ECER, ECEP, ECEF, ECEM

Bazı kelimelerin anlamları

ECE

Kraliçe. Güzel kadın.

ECEOĞLU

Kastamonu şehrinde, Akkaya bucağına bağlı bir yer.

ECENUR

Nur gibi aparlak ve güzel kız.

ECELEM

Sözün başı, başlangıcı.

ECEVİT

Çevik, çalışkan, açık fikirli, açıkgöz. Yaramaz. Sinirli. Fitne. Çevik, çalışkan, açık fikirli. Açıkgöz.

ECELER

Adıyaman şehri, Narince bucağına bağlı bir yer. Gaziantep şehrinde, Karkamış ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak ili, Beycuma bucağına bağlı bir yer.

ECEKAN

Saygın bir soydan gelen kimse.

ECELBABA

Arsız, yaramaz çocuk.

ECEMÜK

Zayıf, cılız.

ECENEZ

Huysuz. Verilen sözü bozmak için uydurulan özür. Üvendirenin ucundaki demir. Zayıf, cılız, gelişmemiş: Bu buğday çok ecenez, 25 kuruştan fazla etmez.

ECEABAT

Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri.

ECEYİF

Acaba.

ECEREMÜK

Zayıf, cılız.

ECEKÖY

Burdur şehrinde, Tefenni ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ECEMİŞ

Çok bilmiş, olgun. Diyarbakır şehrinde, Lice belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ECELLÜ

Eceli gelen.

  -   -   -  

Anlamında ECE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ECE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

ABİYE

Gece kıyafeti.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AĞARTI

Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

ACELECİLİK

Aceleci olma durumu, ivecenlik.

AÇ

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ACEMİLEŞMEK

Beceriksizlik göstermek.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.