Kelimeler arşivi içinde; sonunda "düşkü" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu düşkü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında düşkü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde düşkü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DÜŞKÜ
DÜŞKÜ
Uğraşı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜŞKÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANACIL
Anasına düşkün (çocuk).
ALKOLİZM
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olma durumu.
DİVANE
Deli, kaçık, budala. Bir şeye çok düşkün olan.
AYYAŞ
İçkiye düşkün, içkici, içici, keş, küplü, bekri.
ÇAYCI
Çay demleyip satan kimse. Çay içmeye düşkün, çay tiryakisi. Çay demlenip satılan yer. Çay yetiştiricisi.
ÇİÇEKSEVER
Çiçeğe düşkün (kimse).
BAĞNAZLIK
Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.
DARÜLACEZE
Düşkünlerevi.
ÇIKARCILIK
Çıkarcı olma durumu, çıkarseverlik, menfaatçilik, menfaatperestlik, menfaatperverlik, menfaat düşkünlüğü.
BABACIL
Babasını çok seven, babasına çok düşkün olan.
BUDALA
Zekâca geri olan (kimse), alık. Ahmak, bön. Bir şeye aşırı düşkün.
CANAVAR
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. Herhangi bir şeye çok düşkün olan. Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı. Köpek balığı. Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse). Haşarı, yaramaz çocuk.
BİBLİYOMANİ
Kitap düşkünlüğü.
ÇIKARCI
Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan (kimse), çıkarsever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
BİBLİYOMAN
Kitap düşkünü.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
ALKOLİK
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olan (kimse).
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.