Kelimeler arşivi içinde; başında "düzelme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. düzelme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu düzelme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düzelme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÜZELME
Düzelmek durumu.
DÜZELMEK
Düz duruma gelmek, düzleşmek. Soğuk ve yağış azalmak. Kötü, bozulmuş bir durumdayken düzenli duruma gelmek. Hasta iyileşmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZELME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOPARLANMAK
Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak. Sağlığı düzelmek. Para yönünden durumunu düzeltmek. Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek. Etkilenilen herhangi bir şeyden kurtulmaya başlanmak. Gelişmek, daha iyi duruma gelmek.
YENKILANMAK
Esnemek, iki yana uzamak, eğilip düzelmek.
SALAH
Düzelme, iyileşme, iyilik.
TEPSOLMAK
Bir anlaşmazlık, aykırılık düzelmek, çözülmek.
KANGRENLEŞMEK
Kangren olmak. Bir durum veya iş düzelmeyecek duruma gelmek, uzamak.
DÖLENMEK
Bir yere doğru yönelmek: Evine dölendi. Dolaşmak. Bir yere düzgün şekilde yerleşmek. Bozulmuş bir şey düzelmek, iyileşmek. Yatışmak, yolda rahat ve uslu durmaya alışmak. Bir hayvan sürüsü bir yere düzenli olarak dağılmak: Kuzular çayıra amma da dölendiler. Mutmain olmak, temayül göstermek, sükûnet bulmak, karar kılmak, huzura kavuşmak, ağır davranmak. Çoğalmak.
EGİŞ
Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Ocaklara tencere ve benzeri şeylerin düşmemesi için, enlemesine konulan demir çubuk. Bıçkının ağzından dökülen toz. Ekmeği tandırdan almak için demirden yapılan bir ucu eğik, bir ucu yassı araç. Eğiş; şiş; tandırı karıştırmakta ve tandırdan güveçleri ve düşen ekmekleri çıkarmakta kullanılan bir ucu yuvarlak bir kürek gibi yassıltılmış, diğer ucu şekline konulmuş şiş. Ateş küreği. Bulamaç karıştırılan uç kısmı geniş düz bir alet.
DÖLEŞMEK
Düzelmek, yoluna girmek: Sanma dünya döleşe. Hasta olan bir kimse tekrar sağlığını kazanmak. Uyuşmak, anlaşmak. Rahat etmek. Dengede durmak, yerleşmek. Kalabalık içinde bir yer bularak sıkışıp oturmak.
TEMİZLENMEK
Temiz duruma gelmek, arınmak, paklanmak. Kumarda öbür oyuncu veya oyuncularca bütün parası alınmak. Ortadan kaldırılmak, öldürülmek. Sakıncalı bir durum, iş düzelmek, bitmek. Kadınlarda aybaşı durumu sona ermek.
TEBSOLMAK
1.Bitmek, yatışmak. 2.Bir anlaşmazlık, aykırılık düzelmek, çözülmek. Yatışmak, sükûnet bulmak.
DÜZELEBİLMEK
Düzelme imânı veya olasılığı bulunmak.
EĞİŞMEÇ
Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Bostanın su yolu.
ONUŞMAK
İşinde gelişmek, büyümek, varlıklı olmak. Yara kapanmak. Sağlığı düzelmek. Gelişmek, büyümek. Yücelmek. Yara iyileşmek. Barışmak, uyuşmak.
ATLEŞMAK
Düzelmek, ayrılmak: Güzellikle birbirimizden atleştik.
ONALMAK
İyileşmek, düzelmek. İyileşmek, geçmek: Yarası onalmış.
DÜZETMEK
Düzeltmek. Düzelmek; düzeltmek. Yoluna koyma, tanzim etmek, tertip etmek. Düzeltmek, tesviye etmek. Yapmak, inşa etmek. Takmak.
AYNIMAK
Büyümek, gelişmek, sağlığı düzelmek: Bizim çocuk aynımadı gitti.