Kelimeler arşivi içinde; başında "döşe" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. döşe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu döşe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde döşe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÖŞETEBİLMEK, DÖŞENEBİLMEK, DÖŞEYEBİLMEK
DÖŞEYİCİLİK, DÖŞETEBİLME, DÖŞENEBİLME, DÖŞEYEBİLME, DÖŞEMTASARI, DÖŞEMECİLİK
DÖŞETİLMEK, DÖŞENİLMEK, DÖŞEMEALTI, DÖŞEMCİLİK
DÖŞEKKAYA, DÖŞEMELİK, DÖŞEMESİZ, DÖŞETİLME
DÖŞETMEK, DÖŞENMEK, DÖŞEKEVİ, DÖŞEYİCİ, DÖŞENEYH, DÖŞEKLİK, DÖŞEKSİZ, DÖŞEMSİZ, DÖŞEMELİ, DÖŞEMECİ
DÖŞETME, DÖŞEYİŞ, DÖŞENTİ, DÖŞENME, DÖŞENİŞ, DÖŞENGİ, DÖŞEMLİ, DÖŞEMEK, DÖŞEMCİ, DÖŞEKLİ
DÖŞE
Döşeme, döşem.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
DÖŞEMCİLİK
Tesisatçılık.
DÖŞETİLMEK
Döşetme işi yaptırılmak.
DÖŞEMTASARI
Bir yapıda oturanların ya da yapıyı kullananların yararlanacakları su, elektrik, havagazı ve benzeri kolaylıkların, nasıl bir uygulayımsal düzen içinde yapıda yer alacağını gösteren çizimtasar.
DÖŞETEBİLMEK
Döşetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖŞEYEBİLMEK
Döşeme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖŞEMEALTI
Antalya ilinde, Döşemealtı nahiyesine bağlı bir yer.
DÖŞEKKAYA
Bingöl şehri, Servi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÖŞENEBİLME
Döşenebilmek işi.
DÖŞEYEBİLME
Döşeyebilmek işi.
DÖŞEYİCİLİK
Tesisatçılık.
DÖŞEMECİLİK
Döşemecinin yaptığı iş.
DÖŞETEBİLME
Döşetebilmek işi.
DÖŞENİLMEK
Döşenmek, yayılmak, serilmek, ferş olunmak.
DÖŞENEBİLMEK
Döşenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖŞE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
DÖŞENMEK
Döşeme işi yapılmak. Birine kızarak kötü ve küçük düşürücü sözler söylemek. Uzun uzadıya ve yererek yazmak.
DAMASKO
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan, keten ve ipek karışımı bir kumaş türü.
DÖŞENİŞ
Döşenme işi.
DÖŞEMECİ
Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.
DÖŞETİLME
Döşetilmek işi.
ÇAKILLIK
Çakıl döşenmiş veya birikmiş yer.
DÖŞELİ
Döşenmiş olan, mefruş.
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
DÖŞETME
Döşetmek işi.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
DONAM
Bir evin kapı, pencere, tavan, döşeme vb. bölümleri. Gemi ve sandalların donanımları.
DÖŞEMESİZ
Döşemesi olmayan.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
DÖŞEKLİ
Döşeği olan. Yalpası az olan yayvan gemi.
DÖŞEMELİ
Döşemesi olan.
DÖŞETMEK
Döşeme işini yaptırmak.
BAŞODA
Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenli bir biçimde döşenmiş oda.
DÖŞENME
Döşenmek işi.