Kelimeler arşivinde; içinde "döve" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde döve bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu döve ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında döve olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TIZAKDÖVERİ, HARMANDÖVEN
TOPUKDÖVEN, DEMİRDÖVEN, DEMİRDÖVER, DÖNERDÖVER, DÖVEBİLMEK, GÜMÜŞDÖVEN, BİÇERDÖVER, DÖVENSİLİK
KALEDÖVEN, DÖVEBİLME, EKİNDÖVER, KAYADÖVEN
TAŞDÖVEN, YAĞDÖVER
DÖVENEK, DÖVELEK, DÖVECEK
DÖVERE, DÖVECİ
DÖVEN, DÖVER, DÖVEK, DÖVEÇ
DÖVE
DÖVE
Boğaya gelmemiş iki üç yaşında dişi dana, düve.
DEMİRDÖVER
Ardahan kenti, Posof ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
DÖVENSİLİK
Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç.
KAYADÖVEN
Kars ilinde, Akyaka ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DEMİRDÖVEN
Demiri işleyen, güçlü kimse. Artvin kenti, Sarıgöl nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum ili, Pasinler ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
DÖVEBİLME
Dövebilmek işi.
EKİNDÖVER
Şanlıurfa şehrinde, Viranşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DÖNERDÖVER
Siirt ilinde, Bağgöze bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TAŞDÖVEN
1.Dayanıklı (mecaz). 2.İşbilir, becerikli, güçlü. Ayakta olan yara. İş bilen, becerikli, kuvvetli kimse.
TOPUKDÖVEN
Etekleri yere kadar uzanan kadın giysisi.
GÜMÜŞDÖVEN
Kahramanmaraş ilinde, Elbistan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DÖVEBİLMEK
Dövme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HARMANDÖVEN
Bitlis kenti, Sağınlı bucağına bağlı bir yer.
BİÇERDÖVER
Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.
TIZAKDÖVERİ
Tızağın yerde kaymasını sağlayan iki yan ağacı. (Çallı, Kuyucak Burhaniye Balıkesir).
KALEDÖVEN
Kale dövmeğe yarayan top.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHALEK
Döveni boyunduruğa tutturan, iki başı delik odun.
BOYUNSIRIK
Öküzle döven arasında bağlantı kuran çatallı ağaç.
CEKREK
Boyunduruğu dövene bağlayan, uzunluğu hayvanların boynuna göre değişen bir ağaç.
CARCAR
Geveze, yaygaracı. Çingene. Geveze, dedikoducu. Döven. Un ve bulgur çekilen makine. Kışın avlanan boz renkli Bir kuş. Tekerlekli döğen.
ÇATMALAMAK
Harman üzerinde dövensiz hayvan dolaştırmak.
ÇENLETMEK
Köpeği döverek havlatmak: Köpeği ne çenletip duruyorsun?.
CEHREK
Boyunduruğu dövene bağlayan, uzunluğu hayvanların boynuna göre değişen bir ağaç.
CERCER
Döven. Döğen (harman sürme âleti).
ATAZLAMAK
Cildi, döverek kızartmak: Bahçeme giren çocukları yakaladıkça atazlıyorum. Asitli otlar cildi kızartmak: Bak ısırgan elimi atazladı.
CIRCIR
Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Ağustos böceği. Fermuar. Döven. Geveze. Suyu az akan çeşme. İshal, sürgün. Kapı gıcırtısı. Kolun bir doğrultudaki hareketinde cırıltılı bir ses çıkararak boşa gitmesini, öteki doğrultudaki hareketinde, gövdenin dönmesini sağlayan düzen. Demircilikte somun açmak için kullanılan araç. (Aksaray Niğde). Ekini saman durumuna getiren araç. (Yenikent Aksaray Niğde).
CEREK
Boyunduruğu dövene bağlayan, uzunluğu hayvanların boynuna göre değişen bir ağaç. İnce uzun, yuvarlak sırık, dilme. Çatılarda kullanılan ağaç. Taze çam fidanı. Ağaçlar dizilip üzerine toprak doldurularak yapılan döşeme: Bizim cerek çöktü, tazelenecek. Baş parmakla işaret parmak arasındaki uzunluk. Eşini kaybetmiş kekliğin feryadı. Kaburga kemiği: Damda geçi yayılır - cerekleri sayılır - Dama çıkma Fadimem - Seni gören bayılır. Bostan ve tarlalara yapılan basit kulübe, gölgelik. Kesilmiş, budanmış ince ağaç, sırık. Çatıların kapatılmasında kullanılan ince, uzun sırık. Üzerine çarşaf, havlu ve benzerleri eşya atılan ağaç. Evin tavanına atılan ince uzun ağaç, kiriş (Kaman). Halk dilinde Tuzlanmış pastırmalık etlerin yıkama işleminden sonra kurutulması amacıyla asıldıkları ahşap veya madeni askı. Mutfak ve odaların yüksekçe bir kesimine üzerine eşya asmak için çakılan bilek kalınlığında uzun bir çıta. (Salman Akkuş Ordu).
CANCAR
Döven.
AGDIRMA
Kağnı, araba, saban, döven ve benzerleri gibi rençber takımlarını koymak için yapılan üstü örtülü yer, sundurma.
CEGEN
Büyük çuval. Mısır koçanı, sapı. Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı: Sop cegen oldu. Hasır, hasır otu.
CEĞEN
Mısır koçanı, sapı. Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı.
CİRİLA
Yayık döveci.
CEĞAN
Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı. Karışık atılmış veya yığılmış ot, arpa, buğday sapı.
ÇIRKMAK
Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.
CEHRENK
Boyunduruğu dövene bağlayan, uzunluğu hayvanların boynuna göre değişen bir ağaç.
DÖVMECİ
Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi. Vücuda dövme yapan kimse.