Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dölüt" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dölüt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dölüt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dölüt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DÖLÜT
DÖLÜT
Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖLÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FETÜS
Dölüt.
SİKLOPİ
İki göz çukurunun içinde tek bir gözün bulunması ve iki göz çukurunun birbiriyle birleşmesiyle belirgin ortada tek gözlü olma durumu, siklops. Özellikle, gebelik süresi uzamış Guernsey ve Jersey ırkı ineklerin dölütlerinde görülür.
SEKUNDİN
Hayvanlarda dölüt zarlarının hepsine birden verilen ad. Bitkilerde ovülün iç kılıfı.
MUMİFİKASYON
Dölüt mumyalaşması.
PARVOVİRİDAE
Dölüt ölümleri ve gastroenteritis hastalığına sebep olan, küçük, 18-25 nm çapında, tek iplikli DNA içeren, kılıfsız, ikozahedral şekilli bir virüs familyası. Parvovirüsler.
SİMPUS
Ayak ve bacakları birbirine yapışık dölüt.
SİTOTROFOBLAST
Yavru zarlarından dölüte en yakın tabakayı oluşturan, villusların iç kısmında yer alan, hücre sınırları çok belirginlik gösteren, trofoblastların oluşturduğu koryon kesesinin esas hücreleri.
EŞ
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri. Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu, partner. Kuma, ortak. Arkadaş. Döl eşi. Birbirine düşman kimseler: Behey insan sen bunun eşi misin de bu kadar eksik tarafını arıyorsun. İnsan ve hayvanlarda doğum sırasında, bebek ya da yavrudan sonra gelen etsi madde, son, etene. İyi. Eş, benzer. Eğiş. Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocukla eş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar. Etene. Karı ve kocadan her biri. Arkadaş, dost, yâr. Nazır, benzer, şerik.
DEKAPİTASYON
Doğumu mümkün olmayan dölütün başının kesilip çıkarılması. Bir kemiğin yuvarlak olan başının kesilmesi. Deney hayvanlarında, başın koparılması biçiminde yapılan ötanazi tipi.
GEBE
Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).
OTOSEFALİ
Dölütte alt çenenin gelişmemesi ve kulakların aşağıda birbiriyle birleşmesiyle belirgin yapılış bozukluğu.
EMBRİYOLOJİ
Dölüt durumuna gelinceye kadar oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen biyoloji kolu.
NEFROBLASTOM
Çoğunlukla genç hayvanlarda ve zaman zaman dölütlerde, embriyonel doku elemanlarından veya böbrek displazi odaklarında köken alan, çabuk gelişen, kötücül, epiteliyal doku dışında, düz ve çizgili kaslar, kıkırdak, kemik ve yağ dokusu içeren böbrek tümörü, böbrek adenosarkomu, embriyonel adenosarkom, embriyonel nefroblastom, embriyonel nefrom, Wilms' tümörü.
MİKROENSEFALİ
Beynin anormal olarak küçük biçimlenmesi. Sıklıkla, kuzu ve buzağılarda Akabane virüs enfeksiyonu, kuzularda sınır hastalığı ve domuz yavrularında domuz kolerası gibi döl yatağı içi dölüt enfeksiyonlarını takiben biçimlenir.
MASERASYON
Sert bir cismin su içinde kalışı nedeniyle yumuşaması. Dölüt maserasyonu.
MUMYALAŞMA
Doku veya organın hayatiyetini kaybederek kuru ve sert bir kitle hâlini alışı, mumifikasyon. Dölüt mumyalaşması.
CENİN
Dölüt.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
NANOMELUS
Bacakları anormal biçimde küçük olan dölüt.
OĞULCUK
Oğlanlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz. Bitki tohumlarında bir kökçük ile bir filizcikten oluşan ana bölüm. Döllenmiş yumurtacığın gelişmeye başladığı andan dölüt olmasına kadar geçen süredeki adı, rüşeym, embriyo.