DÖLÜT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dölüt" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. dölüt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dölüt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dölüt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DÖLÜT

Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.

  -   -   -  

Anlamında DÖLÜT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖLÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SİTOTROFOBLAST

Yavru zarlarından dölüte en yakın tabakayı oluşturan, villusların iç kısmında yer alan, hücre sınırları çok belirginlik gösteren, trofoblastların oluşturduğu koryon kesesinin esas hücreleri.

NANOMELUS

Bacakları anormal biçimde küçük olan dölüt.

MUMİFİKASYON

Dölüt mumyalaşması.

SİMPUS

Ayak ve bacakları birbirine yapışık dölüt.

Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri. Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu, partner. Kuma, ortak. Arkadaş. Döl eşi. Birbirine düşman kimseler: Behey insan sen bunun eşi misin de bu kadar eksik tarafını arıyorsun. İnsan ve hayvanlarda doğum sırasında, bebek ya da yavrudan sonra gelen etsi madde, son, etene. İyi. Eş, benzer. Eğiş. Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocukla eş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar. Etene. Karı ve kocadan her biri. Arkadaş, dost, yâr. Nazır, benzer, şerik.

OĞULCUK

Oğlanlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz. Bitki tohumlarında bir kökçük ile bir filizcikten oluşan ana bölüm. Döllenmiş yumurtacığın gelişmeye başladığı andan dölüt olmasına kadar geçen süredeki adı, rüşeym, embriyo.

PARVOVİRİDAE

Dölüt ölümleri ve gastroenteritis hastalığına sebep olan, küçük, 18-25 nm çapında, tek iplikli DNA içeren, kılıfsız, ikozahedral şekilli bir virüs familyası. Parvovirüsler.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.

OTOSEFALİ

Dölütte alt çenenin gelişmemesi ve kulakların aşağıda birbiriyle birleşmesiyle belirgin yapılış bozukluğu.

SEKUNDİN

Hayvanlarda dölüt zarlarının hepsine birden verilen ad. Bitkilerde ovülün iç kılıfı.

SİKLOPİ

İki göz çukurunun içinde tek bir gözün bulunması ve iki göz çukurunun birbiriyle birleşmesiyle belirgin ortada tek gözlü olma durumu, siklops. Özellikle, gebelik süresi uzamış Guernsey ve Jersey ırkı ineklerin dölütlerinde görülür.

MİKROENSEFALİ

Beynin anormal olarak küçük biçimlenmesi. Sıklıkla, kuzu ve buzağılarda Akabane virüs enfeksiyonu, kuzularda sınır hastalığı ve domuz yavrularında domuz kolerası gibi döl yatağı içi dölüt enfeksiyonlarını takiben biçimlenir.

MASERASYON

Sert bir cismin su içinde kalışı nedeniyle yumuşaması. Dölüt maserasyonu.

DEKAPİTASYON

Doğumu mümkün olmayan dölütün başının kesilip çıkarılması. Bir kemiğin yuvarlak olan başının kesilmesi. Deney hayvanlarında, başın koparılması biçiminde yapılan ötanazi tipi.

CENİN

Dölüt.

NEFROBLASTOM

Çoğunlukla genç hayvanlarda ve zaman zaman dölütlerde, embriyonel doku elemanlarından veya böbrek displazi odaklarında köken alan, çabuk gelişen, kötücül, epiteliyal doku dışında, düz ve çizgili kaslar, kıkırdak, kemik ve yağ dokusu içeren böbrek tümörü, böbrek adenosarkomu, embriyonel adenosarkom, embriyonel nefroblastom, embriyonel nefrom, Wilms' tümörü.

EMBRİYOLOJİ

Dölüt durumuna gelinceye kadar oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen biyoloji kolu.

GEBE

Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).

MUMYALAŞMA

Doku veya organın hayatiyetini kaybederek kuru ve sert bir kitle hâlini alışı, mumifikasyon. Dölüt mumyalaşması.

FETÜS

Dölüt.