Kelimeler arşivi içinde; sonunda "durur" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu durur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında durur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde durur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DURUR
DURUR
Durgun, râkid.
Bu bölümde tanımı içerisinde DURUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CILDIRAMAK
Karanlıkta göz parlamak. Göz kaymak: Gözleri cıldırayıp durur.
DEPGEÇ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi.
DURAHSAMAK
Duruksamak; durur gibi yapmak.
DURUMSUNMAK
Durur gibi olmak. Su durulmaya yüz tutmak.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
GEÇEYOROR
Geçipdurur, geçiyor.
DÖNÜKMEK
Bir iş üzerinde çok uğraşmak, kendini işe canla başla vermek: Bu işi bitireyim diye dönüküp dururum.
DÜKKAN
Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer. Görevli olarak çalışılan yer, iş yeri. Kumarhane. (Doğaçlama ve Ortaoyunu). Doğaçlamaya dayanan Türk tiyatrosu argosunda tiyatro yapısı. Ortaoyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak kanadı bulunan 1 arşınlık (yaklaşık 68-70 cm.) bir peyke. Önünde arkalıksız bir alçak iskemle durur. Orta Oyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak duvarı bulunan basık kulübe. Bu, kimi kez bir tek alçak iskemle ile de belirtilebilirdi. Tiyatro yapısı.
BAKAYORURKEN
Bakarken, bakıpdururken, bakmakta iken.
DİŞENMEK
Bir kimse kendisi için yapılan dedikoduyu duyup kızmak. Sırıtmak. Uzun süre dinlenen ve iyi bakılan insan ya da hayvan geçici olarak azgınlık, yaramazlık yapmak, taşkın hareketlerde bulunmak. Hayvan işemek. Demir keski ile bir şey yontulmak, kazınmak. Dururken olay çıkarmaya çalışmak. Dişlenmek, dişeğilenmek.
GAPMAK
Kapmak, almak. Yağma etmek. Hayvan ısırmak: Ahmet'i kuduz köpek gapmış. Kapmak, ısırmak. Eski türkçe kapmak: kapmak; yakalamak; ısırmak; birisine durup dururken kızdıracak bir laf söylemek. Kapmak.
DERGİLİK
Kitaplıklarda dergiler için kullanılan dolap. (Dergilerin son sayıları, öne doğru eğik olan raflarda göze görünecek biçimde durur, eski sayıları düz yatay olan rafta üst üste bulundurulur.).
BEBİRLENMEK
Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek. Geçimini sağlamak, geçinip gitmek: Ahmet şundan bundan aldığı para ile bebirleniyor. Böbürlenmek, gururlanmak. Mırıldanmak: Ne bebirlenip durursun?. Doyar gibi olmak: Karnım yenice bebirlendi. Gelişigüzel yere çömelmek, oturmak: Ne bebirlenip oturuyorsun, işin yok mu?.
DARCALANMAK
Ona buna çatmak: Onun adeti böyledir, sağa sola darcalanır durur.
DEPGİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Üzüm ezilen yer. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
DURUMSAMAK
Tartışmada son sözü söylemeyip sözü ağzında kalmak. Eski türkçe turum: duruksamak; durur gibi yapmak.
YEKTEN
Birden, birdenbire, ansızın. Durup dururken.
DURURKANA
Dururken.
BARDENA
Yünün taranıp eğrilmeye hazır şekli: 15 bardena bir iğ doldurur.
DEPKİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Çeltikçilerin su yollarının çamurunu atmak için kullandıkları bir çeşit kürek. Halay: Bir düğün olsa da doyasıya bir depki oynasak. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.