Sonu DONU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "donu" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu donu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında donu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde donu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DONU

Doğru.

KARADONU

Kastamonu şehri, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AYAĞDONU

Don, kilot.

NAKIŞKORDONU

Ağaç kapılara oyma süs yapmakta kullanılan bir marangoz aracı. (Maraş).

  -   -   -  

Anlamında DONU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DONU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DONUKLAŞMAK

Donuk duruma gelmek.

DONUKLAŞTIRMAK

Donuk duruma getirmek.

BULANIK

Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.

DONUKLUK

Donuk olma durumu.

EMAY

Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.

KULA

Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu. Bu renkte olan (at). Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

FERSİZLEŞMEK

Fersiz duruma gelmek, donuklaşmak.

FERSİZ

Donuk, cansız (göz, ışık, yüz).

MAT

Satranç oyununda taraflardan birinin yenilgisi. Parlak olmayan, donuk.

PEKMEZKEFİ

Kula ile doru arasında bir at donu. Bu renkte olan (at).

SAĞIR

İşitme duyusundan yoksun, işitmeyen (kimse). İçi görülmeyen, donuk (cam). Vurulduğu zaman ses vermeyen. Isıyı az veren, geç ısınan. Ses geçirmeyen.

SAĞIRLAŞMAK

İşitemez duruma gelmek, sağır olmak. Soba geç ısıtmak. Boğuklaşmak, donuklaşmak. Tencere güç ısınarak geç pişirmek.

BOĞUNUK

Kısık, boğuk. Sıkıntılı, kapalı, donuk.

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

DONLU

Donu olan.

ÇİNTİYAN

İçi astarlı, uzun kadın donu, kadın şalvarı.

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

PELTELEŞMEK

Pelte kıvamını almak. Çok yorulmak. Donuklaşmak, yumuşamak, ağırlaşmak.

SIR

Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.

DORU

Gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi koyu renkli olan, yağız (at). Kızıl (at donu).