Kelimeler arşivi içinde; başında "donu" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. donu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu donu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde donu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DONUKLAŞTIRMAK
DONUZBITIRAĞI, DONUZOĞLUKÖRÜ, DONUKLAŞTIRMA
DONUZBALIĞI, DONUKLAŞMAK
DONUKLAŞMA, DONUKSAMAK, DONUVERMEK, DONUZERİĞİ
DONUZTOPU, DONUZBAŞI, DONUZDAMI, DONUVERME, DONUZKÖRÜ
DONUŞMAK, DONUZLAN, DONULMAK, DONUKLUK, DONUZLUH, DONUZLUK
DONUZLA, DONUŞUH, DONURCA, DONUGUN
DONUCU, DONUCA
DONUZ, DONUS, DONUP, DONUK
DONU
Doğru.
DONUVERME
Donuvermek işi.
DONUZBALIĞI
Derelerde yaşayan, siyah renkli, yuvarlak başlı ve gövdeli bir çeşit balık.
DONUZKÖRÜ
Köy odalarında üzerine kütük dayamak için ocağın arka tarafına konulan, üç ayaklı, deve boyunlu, demir sacayak.
DONUZDAMI
Bir yerin çok soğuk olduğunu belirtmek için kullanılır.
DONUZBAŞI
Hayvanların vücutlarında genellikle boğaz ve kulak arkalarında şişkinlik şeklinde beliren hastalık.
DONUKLAŞMAK
Donuk duruma gelmek.
DONUKLAŞTIRMA
Donuklaştırmak işi.
DONUZOĞLUKÖRÜ
Köy odalarında üzerine kütük dayamak için ocağın arka tarafına konulan, üç ayaklı, deve boyunlu, demir sacayak.
DONUKLAŞTIRMAK
Donuk duruma getirmek.
DONUKLAŞMA
Donuklaşmak durumu.
DONUZERİĞİ
Yabani erik.
DONUKSAMAK
Üzülmek, ağlamaklı olmak.
DONUZTOPU
Elleri bağlı olan bir kimsenin, bağlı olan ayaklarının, kollar arasından geçirilerek tostoparlak şekle getirilmiş durumu.
DONUVERMEK
Kısa sürede donmak.
DONUZBITIRAĞI
Uçları iğne gibi dikenli bir çeşit bitki, xanthium strumarium compositae.
Bu bölümde tanımı içerisinde DONU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BULANIK
Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.
DONLU
Donu olan.
SAĞIR
İşitme duyusundan yoksun, işitmeyen (kimse). İçi görülmeyen, donuk (cam). Vurulduğu zaman ses vermeyen. Isıyı az veren, geç ısınan. Ses geçirmeyen.
SLİP
Paçasız ve sıkıca saracak biçimde dikilmiş erkek donu. Ödeme belgesi.
PEKMEZKEFİ
Kula ile doru arasında bir at donu. Bu renkte olan (at).
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.
SIR
Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.
ALACALIK
Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
FERSİZLEŞMEK
Fersiz duruma gelmek, donuklaşmak.
MAT
Satranç oyununda taraflardan birinin yenilgisi. Parlak olmayan, donuk.
DONUKLUK
Donuk olma durumu.
SAĞIRLAŞMAK
İşitemez duruma gelmek, sağır olmak. Soba geç ısıtmak. Boğuklaşmak, donuklaşmak. Tencere güç ısınarak geç pişirmek.
DORU
Gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi koyu renkli olan, yağız (at). Kızıl (at donu).
ÇİNTİYAN
İçi astarlı, uzun kadın donu, kadın şalvarı.
PELTELEŞMEK
Pelte kıvamını almak. Çok yorulmak. Donuklaşmak, yumuşamak, ağırlaşmak.
KULA
Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu. Bu renkte olan (at). Manisa iline bağlı ilçelerden biri.
BOĞUNUK
Kısık, boğuk. Sıkıntılı, kapalı, donuk.
FERSİZ
Donuk, cansız (göz, ışık, yüz).
AÇINIK
Kapantı veya fazla daraltı yapmaksızın dudakların ve ağız içinde dilin aldığı çeşitli durumlarda açık ağızla soluğun dışarıya verilmesinden meydana gelen seslere denir. Açınıklar sürelerine göre UZUN (Longue) ve KISA (Brève), dil ile damak arasındaki yolun genişliğine göre GENİŞ (Large: a, e, o, ö) ve DAR (Etroite: ı, i, u, ü), dudakların düz veya yuvarlak bir şekil aldıklarına göre DÜZ (Non - arrondi: a, e, ı, i,) ve YUVARLAK (Arrondie: o, ö, u, ü), ağzın arkasından veya biraz daha önden çıktıklarına göre de KALIN, ART veya ARTDAMAKSIL (Postérieure ou Vélaire: a, ı, o, u) ve İNCE, ÖN veya DAMAKSIL (Antérieure ou Palatale: e, i, ö, ü) diye ayrılır. Bundan başka acıraklar bazı dillerde YÜKSEK (Haute), ORTA (Moyenne), ALÇAK (Basse), AÇIK (Ouverte), KAPALI (Fermée), GERGİN (Tendue), SALKIN (Re-laehée), DÜZGÜLÜ (Normale), DÜZGÜSÜZ (Anormale), KESKİN (Aigue), AĞIR (Grave), DURU (Claire), PARLAK (Eclatante), KOYU (Sombre) ve DONUK (Terne) diye ele alınır.